Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde süregelen Ebola salgını, ülkede ciddi kayıplara yol açıyor. Sağlık Bakanlığı, bölgedeki durumun kötüleştiğini ortaya koyarak en az 131 ölüm ve 513 şüpheli vaka kaydedildiğini bildirdi.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, salgının boyutu ve yayılım hızlı nedeniyle derin endişeler taşıdıklarını ifade etti.
Bakan Samuel Roger Kamba, mevcut ölümlerin bir kısmının hastalık ile ilişkisini araştırdıklarını belirtti. Vaka sayısındaki belirgin artış, hastalığın gerçek etkisini anlamada zorluklar yaratıyor. Salgının özellikle şehir merkezlerinde görülmesi ve sağlık çalışanları arasında ölümler yaşanması durumun ciddiyetini artırıyor.
DSÖ, bu salgını 'uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu' olarak nitelendirirken, viral enfeksiyonun yayılma riskinin yüksek olduğunu açıkladı. Salgına sebep olan Ebola virüsünün nadir bir türü olan Bundibugyo varyantına karşı aşı ya da tedavi seçeneklerinin bulunmadığı bildirildi.
İlk vakaların Bunia, Goma, Mongbwalu, Butembo ve Nyakunde gibi stratejik bölgelerde tespit edildiği belirtildi. Uganda’da ise Kongo’dan gelen kişiler arasında bir vakaya ve bir ölüme rastlandığı aktarıldı. Salgının ilk sinyalleri 24 Nisan'da Bunia'daki bir ölümle başladığı, ancak başlangıçta hatalı test sonuçları nedeniyle erken tespit edilemediği ifade edildi. Bu durum, virüsün hızla yayılmasına neden oldu.
Sağlık yetkilileri ve insani yardım kuruluşları, hastalığın geç tespit edilmesinin kontrol çabalarını zorlaştıracağını ve virüsün kontrol dışı bir şekilde yayıldığını belirtti. DSÖ, artan vaka sayıları ve sağlık sistemi üzerindeki baskı nedeniyle acil müdahale kapasitesinin artırıldığını da duyurdu.
Bununla birlikte bir Amerikan doktorunun Bunia’da hastalık belirtileri gösterdiği, aynı hastanede görev yapan üç yardım personelinin şimdilik herhangi bir semptom göstermediği aktarıldı. Ebola'nın kan, kusmuk ve diğer vücut sıvıları yoluyla bulaşabilen son derece tehlikeli bir hastalık olduğu hatırlatıldı. Geçmiş salgınlarda cenaze törenlerinin virüsün yayılmasını artırdığı görülmüştür.
Altyapı sorunları, yerinden edilme ve güvenlik problemleri, bölgedeki salgın ile mücadelenin önündeki ana engeller arasında yer alıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Ituri bölgesinde 273 binden fazla yerinden edilmiş kişi bulunuyor.