26 Mart 2026, Perşembe 16:00
Son Dakika | DÜNYA

Kızıldeniz'de Gizli Tehdit: İran'ın Husileri ile Gerilim Tırmanıyor

İran, İsrail ve ABD arasındaki çatışmalar sürerken, Husilerin Kızıldeniz'deki varlığı önemli bir tehdit unsuru haline gelmiş durumda. Uzmanlar, Husilerin katılması halinde krizin daha da derinleşebileceği uyarısında bulunuyor.

İran, İsrail ve ABD arasında devam eden çatışmalarda yeni bir cephe açılma riski belirdi. Özellikle ABD medyasında yer alan haberlere göre, İran destekli Husilerin Kızıldeniz'deki hareketliliği dikkate değer hale gelmiş durumda. Uzmanlar, Balıkesir Körfezi’ndeki enerji akışının kısıtlanmasının ardından, Kızıldeniz rotasının yeniden stratejik önem kazandığını belirtiyor.

ABD ve İsrail'in Yakın Takibi

The Wall Street Journal’da yer alan bilgilere göre, ABD ve İsrail, Husilerin son dönemdeki tehditkar tutumlarını yakından izliyor. Geçmişte deniz trafiğini aksatan Husiler, henüz doğrudan bir saldırı düzenlemiş değil. Ancak uzmanlar, bu durumun kısa süre içinde değişebileceği ihtimali üzerinde duruyor.

Husilerin Katılımı: Kriz Derinleşiyor

Husilerin Kızıldeniz'deki çatışmalara dahil olması, bölgedeki jeopolitik dengeleri altüst edebilir. Uzmanlar, Husilerin savaşın bir parçası haline gelmelerinin, Süveyş Kanalı ve Mısır'ı doğrudan etkileyebileceğini; ayrıca Suudi Arabistan’ın da çatışmanın içine daha fazla çekilebileceğini belirtiyor.

İran, Orta Doğu’daki etkisini güçlendirmek amacıyla vekil güçler üzerinden etki alanını genişletiyor ve bu yapıların birçoğu halihazırda ABD ve İsrail hedeflerine karşı saldırılarda bulunmuş durumda. Husiler ise dikkat çekici bir biçimde, henüz çatışmaya katılmamış önemli bir grup olarak öne çıkıyor. Grubun yetkilileri, Yemen'in savaşa dahil olmasının 'an meselesi' olduğunu ifade ediyor.

Kızıldeniz'de Faaliyetler ve Riskler

Husilerin, İsrail’in Gazze'deki eylemleri sırasında gerçekleştirdiği drone ve füze saldırıları, Kızıldeniz rotasındaki deniz taşımacılığını da olumsuz etkiledi. Bu durum, gemi trafiğinin Afrika’nın güneyine yönlendirilmesine neden oldu. İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki kontrolü dolayısıyla petrol akışı baskı altındayken, Suudi Arabistan alternatif yollar üzerinden sevkiyat yapma ihtiyacı duyuyor. Ancak bu yeni rota, Husilerin kontrolündeki sahil şeridi ve Bab el-Mendeb Boğazı gibi kritik geçitlerden geçmek zorunda kalıyor.

Diplomatik Çabalar

Suudi Arabistan, Husilerle 2022'de yapılan anlaşma çerçevesinde gerginliği azaltma çabalarını sürdürüyor. Her iki taraf da Husilerin çatışmalara katılmasını önlemek amacıyla diplomatik iletişimi güçlendiriyor. Bununla birlikte, Husilerin İran'dan destek almasına rağmen, tamamen Tahran’ın kontrolünde hareket etmediği belirtiliyor. Grubun karar alma süreçlerinde dikkatli olduğu ve doğrudan çatışmaya katılma hususunda temkinli davrandıkları ifade ediliyor.

Analistler, İran'ın kendisini büyük bir tehdit altında hissetmesi halinde Husilere olan desteğini artırabileceğini ve grubun aktif bir katılımcı haline gelebileceğini öngörüyor. Eğer böyle bir senaryo gerçekleşirse, mevcut küresel enerji ve ticaret hatları üzerinde ciddi etkiler doğurabilir.