11 Mayıs 2026, Pazartesi 14:54
Son Dakika | ANALİZ

Kanserli Hücreler, 'Fotokopi' Gibi Üretiyor: Uzman Görüşleri

Didem Seymen - Kanserin doğası ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi sahibi olmak, hastalığın korkutucu etkisini azaltabilir. 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası'nda, kanserli hücrelerin normal hücrelerden nasıl farklılaştığını açıklayan Prof. Dr. Necdet Üskent, kanser hücrelerinin çoğalma mekanizmasını 'fotokopi' benzetmesiyle anlatıyor.

Didem Seymen - Kanser, birçok kişinin zihninde soru işaretleri ve endişe yaratırken, bu hastalığın işleyişi ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi sahibi olmak konuyu daha anlaşılır hale getiriyor. 1-7 Nisan tarihleri arasında kutlanan Ulusal Kanser Haftası vesilesiyle Anadolu Sağlık Merkezi'nde düzenlenen bir etkinlikte, Tıbbi Onkoloji ve Hematoloji Uzmanı, Onkolojik Bilimler Koordinatörü Prof. Dr. Necdet Üskent, normal hücreler ile kanserli hücreler arasındaki temel farkları vurguladı.

Prof. Dr. Üskent, normal hücrelerin sinyal almadığı sürece çoğalmadığını, oysa kanser hücrelerinin çoğalmayı 'fotokopi' gibi gerçekleştirdiğini dile getirdi. Kanser tedavisinde başarı oranlarını artıran akıllı ilaçların ise bu durmak bilmeyen hücrelere 'artık intihar etmelisin' mesajı götürdüğünü belirtti.

Yara iyileşmesi esnasında hücreler, dokuları tamir etmek için çoğalır ve süreç tamamlandığında bu çoğalma süreci sona erer. Ancak kanserli hücrelerde bu programlı hücre ölümü gerçekleşmez. Bu durumu açıklayan Prof. Dr. Üskent, yeni geliştirilen ilaçların, bu süreci yeniden hatırlatma prensibiyle çalıştığını ifade etti. Bazı akıllı tedavi yöntemlerinin, kanserli hücreleri besleyen damarları hedef aldığını, bu sayede kanser hücresinin aç bırakılarak yok edildiğini ekledi. Akıllı ilaçların en dikkat çekici özelliklerinden biri ise doğrudan tümör üzerine odaklanarak sağlıklı hücreleri koruması olarak öne çıkıyor. Geleneksel kemoterapi yöntemlerinde ise saç, tırnak ve kemik iliği gibi sağlıklı hücreler de olumsuz etkilenmektedir.

Prof. Dr. Üskent, akıllı ilaçların kemoterapiye göre daha az yan etkiye sahip olduğunu vurguladı. Akciğer kanseri tedavisinde akıllı ilaçlardan yaklaşık %10 ila 15 oranında başarı elde edilebileceğini, genetik farklılıklar sonucunda bu oranın Filipinler, Çin ve Japonya gibi ülkelerde %25-30'lara kadar çıkabildiğini belirtti. Hiç sigara kullanmamış kadın hastalarda bu başarının %50-60 seviyelerine ulaşabileceğini ifade etti. Erken evre şartı olsa da bu tedavi yönteminin kanserin yayıldığı durumlarda daha sık tercih edildiğinin altını çizdi.

Son olarak, uygunluk kriterlerinin kanser türünden ziyade mutasyon türüne göre belirlendiğini ifade eden Prof. Dr. Üskent, tüm mutasyonlara karşı ilaç bulunmasa da yeni tedavi seçenekleri üzerinde çalışmaların hızla ilerlediğini belirtti. Örneğin pankreas kanserinin %80'inde görülen bir mutasyona yönelik yeni ilaçların araştırıldığını sözlerine ekledi.