26 Mart 2026, Perşembe 15:59
Son Dakika | GÜNCEL

Kadın Hakları: Ortak Sorumluluğumuz ve Gelecek Beklentileri

Birleşmiş Milletler Türkiye, “Bizim Haklarımız, Bizim Gücümüz” sloganıyla her kadının ve kız çocuğunun haklarına eşit erişim sağlanması için ortak bir çaba çağrısında bulunuyor. Türkiye'deki kurumlar, bu hedef doğrultusunda birlikte çalışarak, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlama amacı güdüyor.

Birleşmiş Milletler Türkiye, “Bizim Haklarımız, Bizim Gücümüz” mottosuyla, her kadın ve kız çocuğunun haklarının eşit bir şekilde hayata geçirilmesi amacıyla toplumun tüm kesimlerini harekete geçmeye davet ediyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, işveren ve işçi örgütleri dahil olmak üzere tüm paydaşlar bu önemli mesafeyi kat etmek için iş birliği yapmaya çalışıyor.

BM Kadın Birimi Türkiye Ülke Direktörü Maryse Guimond, “Haklar eşitliğin temelidir ve tüm kadınların güvenli, onurlu bir yaşam sürebilmeleri için gereklidir. Bu yıl eşit hakların uygulanması ve hayata geçirilmesi için adalet ve erişim talep ediyoruz” diyerek kampanyanın ana temasını ifade ediyor.

Ücretsiz Bakım Emekleri ve Ekonomik Eşitlik

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, kadınlar hanehalkı ve aile bakımına günde ortalama 4.5 saat ayırırken, erkekler bu süreyi sadece 53 dakikada sınırlıyor. ILO Türkiye Direktörü Yasser Hassan, bu dengesizliğin giderilmesi gerektiğini vurgularken, kırsalda kadınların tarım iş gücünün %42’sini oluşturmasına rağmen %77'sinin ücretsiz aile işçisi olarak çalıştığını belirtiyor.

FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, mülkiyet hakkı olmadan ekonomik bağımsızlığın sağlanamayacağını ifade ediyor. Ayrıca, WFP Türkiye Direktörü Stephen Cahill, kriz dönemlerinde kadınların gıdaya erişiminin ailelerin güvenliği için kritik olduğunu da hatırlatıyor.

Göçmen ve Mülteci Kadınların Karşılaştığı Zorluklar

Göçmen ve mülteci kadınlar ise daha fazla engelle karşılaşıyor. IOM Türkiye Temsilcisi Gerard Waite, kayıtlı istihdama ulaşmanın kadınlara yalnızca gelir değil, aynı zamanda sosyal güvence ve hukuki koruma sağladığını ifade ediyor. UNHCR Türkiye Temsilcisi Angela Li Rosi, yerinden edilmiş kadınların belgelendirilmeleri ve hukuki yardıma erişim haklarının korunması gerektiğinin altını çiziyor.

Sağlık ve Eğitimde Eşitlik

Sağlık ve eğitim alanlarında kadın hakları da adaletin vazgeçilmez parçaları olarak öne çıkıyor. DSÖ Türkiye Temsilcisi Dr. Tasnim Atatrah, kadın haklarının sosyal adalet ve sürdürülebilir kalkınmanın merkezinde bulunduğuna dikkat çekiyor. UNFPA Türkiye Temsilcisi Mariam Khan, şiddetle mücadele ve kaliteli sağlık hizmetlerine erişim konularında kadınları güçlendirmeye çalıştıklarını belirtiyor.

Ekonomik Hayata Katılımın Önemi

UNICEF Türkiye Temsilcisi Paolo Marchi, kız çocuklarının eğitim hakkının gerçekleştirilmesinin, refah seviyesinin artırılması için kritik olduğunun altını çiziyor. UNIDO Türkiye Temsilcisi Süleyman Yılmaz, kadınların ekonomik hayata katılımının, sürdürülebilir kalkınma için temel bir itici güç olduğunu ifade ediyor.

Reklamda Cinsiyet Eşitliği

Reklamcılık sektöründe toplumsal cinsiyet eşitliğine dikkat çeken yeni veriler, bu alandaki değişim ihtiyacını gözler önüne seriyor. Unstereotype Alliance Türkiye, reklam dünyasında farklı bakış açılarını benimseyen kampanyalarını tanıttı. Değişim için çalışanların bakış açısının değiştirilmesinin gerekliliği vurgulanıyor.

BM Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi, “Adalet, yazılı hakları gerçeğe dönüştürür. Hesap verebilirlik, adaleti mümkün kılar. Biz tüm kadın ve kız çocuklarının adalete eşit erişimi için çalışıyoruz” diyerek bu uğurda verilen mücadeleye olan bağlılıklarını belirtiyor.