Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) Yönetim Kurulu Başkanı Canan Sarı, 'Özel ve Kamusal Alanda Kadın Emeği Araştırması'nda kadın emeğini geniş bir perspektifle ele aldıklarını belirtti. Sarı, "Ücretli ve ücretsiz emek biçimlerini, bakım yükünü ve duygusal emeği bir araya getirip bütüncül bir yaklaşım geliştirdik. Kadınların emeği sadece maaş bordrolarında görünmez, bu nedenle çok daha geniş bir çerçeveye sahip," dedi.
KADEM'in araştırmasının sonuçları, İstanbul Beyoğlu'ndaki Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) düzenlenen bir toplantıda kamuoyuyla paylaşıldı. Sarı, ayrıca 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün kadın emeği açısından taşıdığı anlamı da vurguladı. Tarih boyunca kadınların ekonomik ve toplumsal üretim sürecindeki rolüne dikkat çekerek, kadınların görünmeyen emekleriyle hayatın birçok alanında önemli katkılar sağladığını ifade etti.
Sarı, yürütülen araştırmanın kamuoyuyla paylaştıkları ilk çalışmaları olduğunu belirterek, "Bu araştırma, bilgimizi bilimsel verilerle mukayese etme ve kalıcı hale getirme çabamızın bir ürünüdür. KADEM olarak, kadınların haklarını ve toplumsal hayattaki yerini güçlendirmek için 13 yıldır çalışıyoruz," diye ekledi.
Türkiye genelinde 58 ilde gerçekleştirilen saha çalışmaları aracılığıyla kadın emeğinin durumu daha derinlemesine incelendi. Sarı, kadın emeğinin görünürlüğünü artırmak için kararlılık gösterdiklerini belirtti. Araştırma, sosyoloji, psikoloji ve siyaset biliminden 40 ödüllü akademisyenin katkısıyla 2025 yılına kadar sürecek.
Sarı, ayrıca katılımcılara yönelik uygulamalı saha araştırmalarıyla kadın emeğinin çok katmanlı bir haritasının çıkarılacağını ifade etti. "Kadın emeğini yalnızca istihdam verileri çerçevesinde değerlendirmedik, aynı zamanda duygusal ve zihinsel boyutlarını da göz önünde bulundurduk," dedi.
Araştırmanın detaylarını paylaşan Marmara Üniversitesi'nden Dr. Nursem Keskin Aksay, 563 kadınla yapılan yüz yüze görüşmeler ve odak grup tartışmaları ile kapsamlı bir veri seti oluşturduklarını belirtti. Çalışma, kadınların ev işlerinde ve duygusal yükümlülüklerinde üstlendikleri rollerin altını çiziyor.
Araştırmanın bulgularına göre, kadınların evdeki sorumlulukları, işteki yüklerle birleşerek artmakta. İstihdamda bulunmalarına rağmen, kadınlar ev içindeki planlama ve organizasyon sorumluluklarını hâlâ sırtlanıyor. Aynı zamanda, kadın emeği birçok kişi tarafından görünmez ve değersiz görülmekte.
Sonuç olarak, kadın emeğinin sadece finansal bir kazanç olarak düşünülmesinin yetersiz olduğunu belirten araştırma, kadınların sosyal, duygusal ve zihinsel katkılarının da göz önünde bulunacağı bütüncül sosyal politikalara ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.