Ulusal Terörle Mücadele Merkezi'nin (NTC) Direktörü Joe Kent, hükümetin İran politikasını sert bir üslupla eleştirerek istifa etti. Uzun bir değerlendirme sürecinin ardından aldığı bu kararda, etik kaygılar öne çıkıyor. Kent, duygularını dile getirirken, "Vicdanım bu savaşı desteklememe izin vermiyor" ifadelerini kullandı. Ayrıca, İran'ın ABD için acil bir tehdit oluşturmadığını belirtirken, mevcut savaşın dış baskılar neticesinde başlatıldığını vurguladı. Kent, somut bir şekilde, "Bu savaşın çıkmasında etkili olan İslami lobilerin ve onların ABD'deki destekçilerinin rolü büyüktür" dedi.
Başkan Trump’a yazdığı istifa mektubunda, Trump yönetimi üzerindeki değerlendirmelerini de dile getiren Kent, belirtmeyi ihmal etmediği övgülerin yanı sıra sert eleştirilerde de bulundu. İstifa mektubunda, “Bu yönetim, 'Önce Amerika' sloganını çiğneyen bir dezenformasyon sürecine maruz kaldı. Bu süreç, İran’ın ABD için tehlikeli bir tehdit olduğunu savunarak, savaşı teşvik eden duyguları körüklemekte kullanıldı. Bu tamamen bir yanılgıdır ve önceki Irak savaşında yaşadıklarımızı tekrar yaşama lüksümüz yok” şeklinde ifadeler kullandı.
Gazinin Kilit Çağrısı
Joe Kent, 11 kez savaş alanına katılmış bir gazidir ve eşi Shannon’ı aynı şekilde kaybetmiş bir şehit eşi olarak, Amerikalıların yaşamlarını hiçe sayan ve onlara hiçbir fayda sağlamayan bir savaşta savaşa katılmanın yanlış olduğunu dile getirdi. Kent, Amerikan halkından ve yöneticilerinden bu savaşın neden yapıldığını sorgulamalarını istedi.
Eski bir siyasi aday ve sağcı aşırılık yanlıları ile bağlantıları olan Kent, geçtiğimiz Temmuz'dan itibaren Ulusal Terörle Mücadele Merkezi'nde terör tehditlerini analiz etme görevi üstleniyordu. Trump yönetiminden önce Washington eyaletinde iki kez Kongre'ye aday olan ve orduda Yeşil Bereli olarak hizmet veren Kent'in istifası, ABD'nin dış politikasında önemli bir tartışma başlattı.