Ankara Nöbetçi İş Mahkemesi'ne sunulan dava dilekçesine göre, özel bir firmada çalışan E.A., iş yerinde yaşadığı mobbing ve ayrımcılığı gerekçe göstererek işverene ihtarname gönderdi. E.A., ayrıca bu durumu CİMER'e de bildirdi. İhtarname sonrasında, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 'işçilerin işverene veya ailesine hakaret etmesi' maddesi gerekçe gösterilerek E.A. işten çıkarıldı.
E.A., işten haksız yere çıkarıldığını öne sürerek 1 milyon 250 bin TL tutarında tazminat talebiyle işe iade davası açtı.
'Haksız ve Usulsüz Bir Şekilde Atıldım'
E.A., sekiz yıldır çalıştığı işyerinde son iki yılda yoğun baskı ve mobbing yaşadığını belirterek, "Benim hiçbir zaman aile bireylerime hakaret etme gibi bir eylemim olmadı. Bu sebeple, her şeyin göründüğünden farklı olduğuna inanıyorum. İşten çıkarılma gerekçesi olarak sunulan '43' kodunun ardında yatan sebep, aslında hukuki haklarımızı aramamızdır" ifadesinde bulundu.
'Fesih Süreci Usulsüzdür'
E.A.'nın avukatı Senem Yılmazel, müvekkilinin iş sözleşmesinin geçersiz bir sebeple iptal edildiğini belirtti. Yılmazel, "İş Kanunu'nda, işçinin hukuki süreçlere başvurması halinde sözleşmesinin geçersiz olarak fesh edilemeyeceğine dair açık bir madde bulunmaktadır. Ancak bu durum, E.A.'nın iş sözleşmesinin fesih ihtarnamesinde yanıltıcı bir şekilde gösterildi. Türk adaletine güveniyoruz ve müvekkilimin haklarını aramaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. (DHA)