26 Mart 2026, Perşembe 14:37
Son Dakika | GÜNCEL

İstanbul'da Kripto İşi Şüphelisi Yong Wang Cinayetinde Şok Detaylar: Canlı Gömülen İşadamı ve Şüphelilerin İzleri

Çinli iş insanı Yong Wang'ın kaybolmasının ardından İstanbul'da yürütülen soruşturmada çarpıcı bilgiler ortaya çıktı. Wang'ın cesedinin bulunduğu yer ve cinayete dair yeni ayrıntılar basına yansıdı.

İstanbul'da kaybolan Çin vatandaşı iş insanı Yong Wang'ın cinayeti, uluslararası medyanın dikkatini çekti. 24 Ocak'ta avukatı tarafından Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne kayıp başvurusu yapılan Wang'ın aracının en son tarlada bulunduğu belirlendi. Yapılan aramalar sonucunda ise Wang'ın cesedi gömülmüş halde keşfedildi.

GÖRÜNTÜLERDE ŞÜPHELİ DAVRANIŞLAR

Yapılan detaylı incelemede, Wang'ın ellerinin, ayaklarının ve ağzının koli bandıyla bağlı olduğu tespit edildi. Olayın soruşturmasında, iş insanının öldürülme sebebinin parasını ele geçirmek olduğu yönünde bulgulara ulaşıldı. Yetkililer, olaya karıştığı belirlenen 10 kişi hakkında Interpol aracılığıyla yakalama kararı çıkarıldı. Şüphelilerin çoğunun Çin'de yakalandığı öğrenildi.

Wang'ın kaçırılma anında yanında olan kadın ise olaydan hemen sonra Aksaray’a bırakıldı ve ardından havalimanına giderek Çin'e döndü. Öte yandan, Marek Karneki'nin parçalayarak gömme işlemini gerçekleştirdiği ortaya çıktı.

SOĞUK CÜZDAN VE KOMBİNASYON

Olay öncesinde, Wang'ın kripto hesabında yüksek tutarda para azalışı olduğu bilgisi de dikkat çekti. Şüphelilerin işadamının soğuk cüzdanını alarak kaçtığı belirtilirken, güvenlik kameralarındaki görüntülerde Wang'ın yanındaki kadının kaçırma anında telefonuyla sürekli mesaj gönderdiği tespit edildi. Adli Tıp raporuna göre, Wang'ın boğularak öldürüldüğü doğrulandı.

ŞÜPHELİLERİN KAÇIŞ YOLCULUĞU

Polis ekipleri tarafından elde edilen analizlerde, cinayet sonrası şüphelilerin adlî soruşturma öncesinde İstanbul Havalimanı’ndan Çin'in Pekin kentine gitmek üzere uçakla seyahat ettikleri belirlendi. Yapılan GPS kaydı incelemeleri, olayın aydınlatılmasına katkı sağladı.

Özetle, Wang cinayeti, yalnızca bir kaybolma vakası olmanın ötesine geçerek, uluslararası bir dolandırıcılık ve cinayet davasına dönüştü ve süreç halen devam ediyor.