09 Mart 2026, Pazartesi 23:46
Son Dakika | GÜNCEL

İstanbul'da Hava Kirliliği Raporu: Semt Semt Hava Kalitesi Değişimleri

İstanbul’da hava kirliliği oranları üzerine yapılan çalışma, 2025 ve 2026 yıllarının şubat aylarına ilişkin verileri ortaya koydu. Prof. Dr. Hüseyin Toros tarafından gerçekleştirilen araştırmada, azot dioksit (NO2) seviyelerindeki artış dikkat çekti.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Dr. Hüseyin Toros, İstanbul'da 2025 ve 2026 yılları şubat aylarına ait hava kirliliği oranlarını inceleyen bir çalışma gerçekleştirdi.

Çalışmada, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından kurulan hava kalitesi ölçüm istasyonlarından elde edilen azot dioksit (NO2) verileri detaylı bir şekilde değerlendirildi. Araştırma sonuçlarına göre, şubat ayındaki ortalama azot dioksit konsantrasyonu 17 istasyonda metreküp başına 44,1 mikrogram, 2025'te ise 40,4 mikrogram olarak ölçüldü. Bu, bir önceki yılın aynı dönemine göre hava kirliliğinin %9 artmış olduğu anlamına geliyor.

Şubat 2026'da en yüksek azot dioksit seviyesi Beşiktaş'taki istasyonda 73,5 mikrogram olarak kaydedilirken, Aksaray ve Yenibosna istasyonları sırasıyla 62 ve 56,6 mikrogram ile onu takip etti. Beylikdüzü istasyonu, 16,1 mikrogram ile en düşük kirliliğin ölçüldüğü nokta oldu.

Bu dönemde azot dioksit seviyeleri bazı istasyonlarda azalırken, 10 istasyonda artış gözlemlendi. Aksaray istasyonunda %16’lık bir azalma yaşanırken, en fazla artış %94 ile Çatladıkapı'da kaydedildi.

Çalışmanın Değerlendirilmesi

Prof. Dr. Toros, hava kalitesi verilerinin düzenli olarak yayınlandığını belirterek, kamuoyuna sunulan renk skalası ile yaşadıkları bölgedeki hava kalitesinin anlaşılabildiğini ifade etti. Geçtiğimiz yılın verileri ile karşılaştırma yaptıklarında %9'luk bir artış tespit ettiklerini ve bu artışın büyük ölçüde meteorolojik şartlarla ilgili olduğunu vurguladı.

Yüksek basınç koşullarında hava kirliliğinin daha fazla birikme eğiliminde olduğunu, alçak basınç durumunda ise rüzgar ve yağışla havanın temizlendiğini belirtti.

Prof. Dr. Toros, dünya nüfusunun %90’ından fazlasının kirli hava soluduğunu ve hava kirliliğinin insan sağlığı üzerinde ciddi etkileri olduğuna dikkat çekti. Özellikle araç kullanımı ve sanayi tesislerinin, hava kirliliği üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için toplumsal sorumluluk gerektiğini vurguladı. Doğru sürüş teknikleriyle hem yakıt tasarrufu sağlanabileceğini hem de hava kalitesine olumlu katkıda bulunulabileceğini ifade etti.