Duygu Erdoğan / İSTANBUL - Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Konferansı’nın 31. Oturumu (COP31) öncesinde, İstanbul uluslararası iklim diplomasisinin merkezinde yer alacak. Sıfır Atık Vakfı tarafından 5-7 Haziran tarihlerinde Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilecek olan Sıfır Atık Forumu, dünya genelinden 100’den fazla bakanı ve üst düzey karar vericiyi bir araya getirecek.
Bu forum, çevre, iklim ve sürdürülebilirlik konularına dair en kapsamlı buluşma niteliğinde olup, Sıfır Atık Hareketi çerçevesinde gerçekleştirilecektir. “Antalya’ya Giden Yol: İklim Eylemi Olarak Sıfır Atık” teması altında daha 150 ülkeden katılımcı ve 500’ün üzerinde kurumsal paydaşın İstanbul’da toplanması bekleniyor.
Sıfır Atık Vakfı’nın Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın öncülüğünde 2017 yılında başlatılan Sıfır Atık Hareketi, ulusal anlamda önemli bir çevre politikası olarak benimsenirken, küresel ölçekte de örnek alınan bir model haline dönüşmüştür. 30 Mart tarihinin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından “Uluslararası Sıfır Atık Günü” ilan edilmesiyle Türkiye, çok taraflı diplomasi ve iklim müzakerelerinde aktif bir rol üstlenmiştir.
Foruma yönelik açıklama yapan Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, etkinliğin sıfır atık yaklaşımını iklim müzakerelerinin merkezine taşıyan önemli bir platform olduğunu belirtti. Ağırbaş, COP31 sürecinde hükümetlerin, yerel yönetimlerin ve özel sektör temsilcilerinin iş birliği içinde somut ve uygulanabilir politikalar geliştirmesi gerektiğinin altını çizdi.
COP31 İçin Önemli Bir Davet
Forum sırasında, 100’den fazla ülkenin çevre ve iklimden sorumlu bakanlarının katılacağı oturumlarda ‘Döngüsel ekonomi politikaları’, ‘Plastik kirliliği ile mücadele’, ve ‘İklim finansmanı ve yeşil yatırımlar’ gibi stratejik konularda somut öneri ve çözümler üretilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda yapılacak çok sayıda etkinlik ile sıfır atık yaklaşımının farklı boyutları detaylı şekilde ele alınacak.
Sonuç olarak, Sıfır Atık Forumu, COP31 öncesinde ülkelerin iklim politikalarında ortak bir zemin oluşturup, ortak deklarasyonların güçlenmesini sağlayacak en kapsamlı platform olma özelliğini taşıyor.