28 Şubat tarihinden bu yana ibadete kapalı olan Mescid-i Aksa, Ramazan'ın dördüncü ve son cuma namazında da Müslümanlara kapılarını kapattı. Bu durum, özellikle Ramazan ayının manevi ikliminde büyük bir hayal kırıklığına yol açtı.
Müslüman topluluk, Aksa'nın kapatılması nedeniyle cuma namazını Mescid-i Aksa’nın kapıları çevresinde ve Kudüs’ün Eski Şehir bölgesindeki çeşitli mekanlarda gerçekleştirdi. Bu yıl normalde yüz binlerce kişinin katıldığı Aksa'daki namaz, sadece sınırlı sayıda güvenlik görevlisi ve Kudüs İslami Vakıflar Dairesi çalışanlarının katılımıyla icra edildi.
İsrail'in, İran'a yönelik saldırıları gerekçe göstererek Mescid-i Aksa'nın kapılarını kapalı tutma kararı aldığı bildirildi. 28 Şubat'tan bu yana yalnızca güvenlik birimleri ve belirli çalışanlar, namaz vakitlerinde ezan okuma ve ibadet etme iznine sahip oldu.
Bu süreçte Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları, İsrail'in Müslümanların ibadet hakkını kısıtlamasını kınadı.
Ne Olmuştu?
İsrail polisinin yaptığı açıklamaya göre, İran'a yönelik saldırıların başlaması nedeniyle Mescid-i Aksa dahil, Kudüs'ün Eski Şehir bölgesindeki tüm kutsal mekanlara ibadet veya ziyaret amacıyla girişler engellendi. Bu kısıtlamalar, Hristiyanlar için de büyük öneme sahip olan Kıyamet Kilisesi gibi diğer dini mekânları da kapsıyor.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat'ta başlattığı saldırılar sonrasında, Mescid-i Aksa’ya girişler tamamen yasaklanarak Müslümanların Harem-i Şerif’te ibadet etmesine engel olunmuştur.