29 Mart 2026, Pazar 13:07
Son Dakika | GÜNCEL

İsrail Ordusunun Krizi: Genelkurmay Başkanı Çöküş Uyarısında Bulundu

İsrail’deki askeri personel eksikliği, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in ‘çöküşün eşiğinde’ uyarısıyla gündeme geldi. Bu durum, hükümet ve askeri yetkililer arasında ciddi gerilimlere yol açtı.

İsrail ordusu, süregelen savaş koşulları altında ciddi bir insan gücü krizi ile karşı karşıya. Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'in, ordunun personel eksikliği nedeniyle 'çöküşün eşiğinde' olduğu yönündeki açıklamaları, siyasi büronun tepkisini çekti ve askerî yönetim ile hükümet arasında derin bir gerginliğe neden oldu.

İsrail medyasında yer alan haberlere göre, zamir'in hükümete yönelik uyarısı sonrasında gelen sert tepkiler, güvenlik kaygılarının ötesinde siyasi hesaplarla şekillendiği yönünde eleştiriler doğurdu. Hükûmetin zorunlu askerlik süresinin uzatılması ve ultra-ortodoks Yahudi topluluğunun askerlik hizmetine dahil edilmesi gibi kritik kararları erteleyerek askeri kapasiteyi zayıflatması, durumu daha da karmaşık hale getiriyor.

ORDU KRİZİ DERİNLEŞİYOR

Uzun süreli savaş, yedek kuvvetler üzerindeki yükü kritik seviyelere taşırken, Maariv dergisinin analizine göre, İsrail ordusunun stratejik hedeflerine ulaşmada yaşadığı başarısızlık, Başbakan Netanyahu ve kabinesinin sorumluluğunda olarak değerlendiriliyor.

ULUSAL DAYANIKLILIK RİSK ALTINDA

Analiz, ulusal dayanıklılık açısından daha büyük bir riskin askeri zayıflamadan çok içten bir çöküş olduğunu vurguladı. Maariv, çöküşün başlıca unsurlarını şu şekilde sıraladı:

  • 1. Güven Krizi: Halk ile devletten oluşan 'yazılı olmayan sözleşmenin' bozulduğu ve vatandaşların devletin kararlarının siyasi çıkarlarla şekillendiğine inanması.
  • 2. Toplumsal Kutuplaşma: Ordunun ve askeri yöneticilerin maruz kaldığı siyasi saldırıların toplumsal birlikteliği zayıflatması.
  • 3. Yedek Sisteminde Aşınma: Yedek askerlerin ailevi ve ekonomik yükleri nedeniyle sistemin sürdürülemez hale gelmesi.
  • 4. Stratejik Vizyon Eksikliği: Savaş sonrası için net bir plan olmaması nedeniyle toplumda oluşan umutsuzluk.
  • 5. Dayanışma Kaybı: Tahliye edilen siviller ve rehineler konusundaki belirsizliklerin toplumsal bağları zayıflatması.

İÇTEN ÇÖKÜŞ EN BÜYÜK RİSK

Ulusal dayanıklılığın zayıflaması, en tehlikeli çöküş olarak nitelendiriliyor ve sistemin içten zayıflamasına yol açıyor. Ordunun zamanla yeniden inşa edilebileceği, ancak kaybedilen toplumsal güven ve dayanışmanın geriye kazanılmasının çok daha uzun bir süreç gerektireceği ifade ediliyor.