18 Haziran 2026, Perşembe 19:51
Son Dakika | GÜNCEL

İsrail'de Askeri Sansür Uygulamaları: 5 Binden Fazla Haber Yasaklandı

İsrail merkezli +972 Magazine’in verilerine göre, askeri istihbarat, son bir yılda kamuoyuna ulaşması gereken 5 binden fazla haberi yasaklayarak, uluslararası basın özgürlüğü endeksinde 180 ülke arasında 116. sıraya gerilemesine katkıda bulundu.

İsrail'deki basın özgürlüğüne yönelik uygulamalar, uluslararası arenada endişe kaynağı olmaya devam ediyor. +972 Magazine'in aktardığı bilgilere göre, orduya sunulan ve yasaklanan haberlerin sayısı günde ortalama 15'e kadar ulaşıyor. Bu durum, özellikle İran ile yaşanan çatışma dönemlerinde artış gösteriyor.

Medya örgütleri, güvenlik içerikli tüm haberleri orduya sunmak zorunda. Gerçekleşen sansür uygulamaları, füzelerin hedef aldığı noktalar, gizli silah anlaşmaları ve istihbarat faaliyetleri gibi geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.

2024 yılında askeri denetim için 20 bin 770 haber sunulmuş, bu rakamın 1635’i tamamen yasaklanmış, 6 bin 265’inin içeriği ise değiştirilerek sansürlenmiştir. 2025 yılında ise onay için sunulan haber sayısı 17 bin 176’ya gerilemiş, fakat yasaklanan haber sayısı 753, içerik değişiklikleri yapılan haber sayısı ise 4 bin 974 olarak kaydedilmiştir.

Yasa gereği, askeri ya da ulusal güvenliği etkileyen her haber sansür makamına sunulmak zorundadır. Ordunun sadece devlet güvenliğine ciddi tehdit oluşturacak haberleri engelleme yetkisi bulunmasına rağmen, 'güvenlik' kavramının kapsamı oldukça geniştir, bu da daha fazla sansür anlamına gelmektedir.

Gazetecilere ve medya organlarına uygulanan çok sıkı yaptırımlar, yayına uygun olmayan içeriklerin engellenmesi için çeşitli cezalar öngörmektedir. Medya kuruluşları, sansür uygulamaları hakkında kamuoyuna bilgi veremezken, ordu temsilcileri, yayınların kontrolüne ilişkin stüdyolarda hazır bulunmaktadır.

Özellikle Ekim 2023’ten bu yana sansürde artış yaşandığı gözlemlenmektedir. Süreç, ödüllü gazetecilerin öldürülmesi ve işgal altındaki Batı Şeria'da gazetecileri hedef alan sıkı ordu uygulamalarıyla destekleniyor. Hükümetin ortaya koyduğu yeni yasa tasarıları, medya bağımsızlığını zayıflatmaya yönelik ve bu durum, uluslararası basın özgürlüğü endeksindeki gerilemeye de yansımaktadır.

Aynı zamanda, ana akım medya organlarının, Gazze’deki insani dramı ve sivil ölümleri görmezden gelmeleri, kendi kendilerine uyguladıkları oto sansürü ortaya çıkarmaktadır. Böylece askeri baskı dışında, medyanın kendi tercihleri de basın özgürlüğünün önündeki en büyük engellerden biri haline gelmiştir.