Orta Doğu'da artan İsrail-İran-ABD gerilimi zemininde, İran'ın yüksek derecede zenginleştirilmiş yaklaşık 450 kilogram uranyumunun ele geçirilmesi amacıyla ABD Başkanı Donald Trump'a dikkat çeken bir operasyon planı sunuldu. Bazı kaynaklardan elde edilen bilgilere göre, bu plan, radyoaktif malzemeyi almak için havadan taşınacak kazı ekipmanları ve kargo uçaklarının iniş yapabileceği bir pist inşasını öngörüyor.
Washington Post'un haberine göre, konuyla ilgili iki kaynağın aktardığına göre, karmaşık bir komando operasyonu planı, Trump’ın talebi üzerine geçtiğimiz hafta kendisine sunuldu. Kaynaklar, planın ciddi operasyonel riskler taşıdığını vurguladı. Wall Street Journal, bu hassas konunun görüşüldüğünü ilk olarak duyurmuştu.
‘Kapsamı ve Zorluğu Eşsiz’
Uzmanlar, İran'ın nükleer silah geliştirme kabiliyetini sınırlamak için böyle bir operasyona ihtiyaç duyulmasının yönetimin önceliklerinden biri olduğunu belirtiyor. Ancak, bu planın bir savaş durumu altında gerçekleştirilmesinin karmaşıklığı ve zorluğu daha önce denenmemiş bir ölçek taşıyor.
Ağır ekipman ve asker gerekecek
Birçok eski savunma yetkilisine göre, bu operasyon, kazı ve radyoaktif malzeme transferi amacıyla pek çok asker ve ağır ekipmanın havadan bölgeye gönderilmesini gerektirecek. Planın uygulama süresinin İran’ın derinliklerinde ve muhtemel çatışma ortamında haftalar süreceği düşünülüyor.
ABD yönetimi kısa süre önce İran'a savaşın sona ermesi için bir teklifte bulundu. Bu teklifin, İran'ın yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyumdan vazgeçmesini talep ettiğine dair bilgiler mevcut. Ancak İran, bu teklifi net bir şekilde reddetti. İran, daha önce müzakerelerde uranyumu daha düşük seviyelerde seyreltebileceğini söylemişti.
‘Tarihin En Kapsamlı Operasyon Risklerinden Biri’
Eski Savunma Bakan Yardımcısı Mick Mulroy, söz konusu planın tarih boyunca gerçekleştirilen en büyük ve en karmaşık askeri operasyonlardan biri olabileceğini vurgulayarak, bu tür bir görevin kuvvetler için büyük risk taşıdığını belirtti.
‘Uzman Karar Birlikleri Gerek’
Fox News sunucusu Mark Levin, bu gibi bir operasyon için “uzmanlaşmış” özel birliklerin sahaya sürülmesi gerektiğini savundu. Levin, bu durumun sırasıyla özellikle askere ihtiyaç duymadan uranyumu hedef almanın birçok nedeni olduğuna dikkat çekti.
Savaşları sona erdirme vaadiyle seçim kampanyası yürüten Trump, şu anda İsrail ile birlikte yapılan hava saldırılarıyla devam eden bir çatışmanın içerisindedir. ABD basını, uranyumu ele geçirmek için gerçekleştirilecek bir kara operasyonunun, çok sayıda komandoyu ve destek personelini sahaya çıkartmanın yanı sıra riskleri de önemli ölçüde artıracağını bildiriyor.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Pentagon'un çok çeşitli seçenekler sunmak için sürekli olarak hazırlık yaptığını belirtti ve bunun başkanın karar verdiği anlamına gelmediğini vurguladı. Yapılan anketler, Amerikalıların çoğunluğunun bir savaşa ve özellikle de kara birliklerinin gönderilmesine karşı olduğunu gösterirken, Savunma Bakanı Pete Hegseth, Trump’ı güçlü bir lider olarak tanıtma çabasında bulundu. Hegseth, Pentagon'daki basın toplantısında İran'ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini tekrar ifade etti.
İran’ın Uranyum Stokları Nerede?
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, İran’ın %60 oranında zenginleştirilmiş uranyum stoğuna sahip olduğunu kaydediyor. Bu stokun büyük bölümünün, İran’ın ortasındaki tarihi İsfahan kentine yakın yer altında 90 metreden daha derindeki tünellerde bulunduğu düşünülüyor. Diğerlerinin ise Natanz nükleer tesisinde ve çeşitli başka noktalar bulunduğu değerlendirilmektedir.
Operasyon Nasıl Gerçekleşecek?
Gerçekleştirilecek operasyonun büyüklüğü ve karmaşıklığı oldukça yüksek. Uzmanlar, bu tür bir misyonun geçici askeri işgalden çok daha karmaşık olacağını ifade ediyor. Plan, İran'ın savunma sistemlerinin öncelikle hedef alınmasını ve ardından karada birliklerin yüzlerce kilometre içeriye girerek güvenlik çemberi oluşturmasını öngörüyor. Bu süreçte ABD’nin 82. Hava İndirme Tümeni ve Ranger birliklerinin paraşütle indirilmesi de alternatifler arasında yer alıyor.
Pist İnşası ve Destek Ağı
Operasyonun bir parçası olarak mühendis birliklerinin pist inşa etmesi ve gerekli ekipman ile malzemelerin hava yolu ile taşınacağı belirtildi. Ancak uzmanlar, bu süreçte ağır yük taşıyan uçakların düşman ateşine maruz kalabileceğini vurguladı. Operasyonun sürdürülebilmesi için geniş bir destek ağı, mekanik personel ve yakıt ikmal ekiplerinin de bulunması gerektiği ifade edildi. Ayrıca nükleer uzmanların da sahada yer alması öngörülüyor.
Tehlikeli Süreç
Yer altı tesislerine girişin son derece riskli ve yavaş ilerleyeceği tahmin ediliyor. Komandolar, radyoaktif malzemeyi yönetmenin yanı sıra kesme ve patlatma ekipmanlarıyla ilerlemek zorunda kalacak. Ayrıca tuzak tehlikeleri konusunda da dikkatli olunması gerektiği kaydediliyor.
Geçmiş Operasyonlarla Karşılaştırma
Anlayışa göre bu operasyon, tarihteki birçok yüksek riskli görevi geride bırakma potansiyeline sahip. Örneğin, Usame bin Ladin’in yakalanma süreci saatler içinde tamamlanmışken, İran’daki operasyon haftalar alması muhtemel görünüyor.