İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Said İravani, BM'de yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail'in başlattığı saldırılar sonucunda en az 1332 İranlı sivilin yaşamını yitirdiğini, bunlardan yaklaşık 300'ünün çocuk olduğunu duyurdu. Saldırılar başladığı günden bu yana birçok kişi yaralandı.
28 Şubat'ta başlayan hava saldırıları, Tahran ve Washington arasındaki müzakerelerin sürdüğü bir dönemde gerçekleşti ve İran, buna karşılık olarak İsrail ile bölgedeki ABD üslerini hedef aldı. Savaşın kısa sürede bölgesel bir krize dönüşmesi, çatışmanın boyutlarını daha da derinleştirdi.
Sivil Altyapı ve Yerleşim Alanları Hedef Alındı
ABD ve İsrail’in hava saldırılarında sivil yerleşim alanları ve altyapılar da büyük zarar gördü. İran Kızılayı, bu saldırılar sonucunda 7943 konut, 1617 ticari işletme, 32 sağlık merkezi, 65 okul ve Kızılay’a bağlı 13 merkezin hedef alındığını bildirdi. Tahran'da İnkılap Meydanı, Azadi Meydanı ve Nilüfer Meydanı gibi yoğun nüfuslu bölgeler de bombalarla vuruldu.
28 Şubat’ta Minab kentindeki bir ilkokula yapılan saldırıda ise 7-12 yaş arası en az 165 öğrenci ve okul çalışanının yaşamını yitirdiği bilgisi gelen acı haberlerden biri oldu.
Tahran’daki Petrol ve Enerji Tesisleri Vuruldu
Savaşın sekizinci gününde Tahran'daki petrol depoları ve enerji tesisleri de saldırıların hedefi oldu. İsrail ve ABD savaş uçakları, Tahran ve çevresindeki yakıt depolama merkezlerine düzenlediği hava saldırılarında büyük patlamalara yol açtı ve bazı bölgelerde geniş çaplı yangınlar çıktı. Halk, gökyüzünü kaplayan duman bulutlarının etkisi altında kaldı.
İsrail’in Tahran ve Kerec'deki petrol depolarını hedef alması sonucunda yangınlar saatler süren bir duman bulutunu beraberinde getirdi. Bölgedeki sivil kayıplar ve zarar gören altyapıya dair endişelerin artması, savaşın getirdiği insani krizi derinleştiriyor.