İngiltere, aşı oranlarının düşmesi sonucunda uzun süredir kontrol altında tutulan bulaşıcı hastalıklarla mücadelede endişe verici bir tabloyla karşı karşıya bulunuyor. Kızamık, çocuk felci, boğmaca ve difteri gibi hastalıkların yeniden ortaya çıkma riski artarken, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Ocak 2026 itibarıyla İngiltere’nin kızamığı elimine etmiş ülke statüsünü geri çekti.
SALGIN RİSKİ NEDEN YÜKSELİYOR?
2025 yılında İngiltere ve Galler'de 3,268 kızamık vakası ve iki ölüm kaydedildi. Bu sayı, 2024’teki 11,162 vakaya kıyasla belirgin bir artış gösteriyor. Uzmanlar, kızamık aşısında gerekli minimum yüzde 95 bağışıklık oranının altında kalmanın salgın risklerini dramatik biçimde artırdığını vurguluyor. Beş yaşına kadar iki doz kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşısını yaptıran çocukların oranı yüzde 83,7 ile son on yılın en düşük seviyesine gerilemiş durumda.
'Gelecekte Salgın Döngüleri Bekleniyor'
Oxford Aşı Grubu Direktörü Prof. Sir Andrew Pollard, düşen aşı oranlarının uzun vadede tekrarlayan salgın döngüleri yaratabileceği uyarısında bulundu. Kızamık hastası bir kişinin ortalama 15 kişiye virüsü bulaştırabilme potansiyeli bulunuyor. Vakaların yaklaşık beşte biri hastaneye yatış gerektirirken, her 1000-2000 vakada bir kişide beyin iltihabı gelişme riski var.
BOĞMACA VE ÇOCUK FELCİ ENDİŞESİ
Kızamıktaki artışın boğmaca ve çocuk felci gibi diğer aşıyla önlenebilir hastalıkları da olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor. 2025’in ilk yarısında 502 laboratuvar onaylı boğmaca vakası tespit edildi. Boğmaca aşısını tamamlayan beş yaş altındaki çocukların oranı ise yüzde 82,7 olarak açıklandı. Ayrıca, çocuk felcinin son olarak 1984'te görüldüğü İngiltere'de, son dönemde atık sularda poliovirüs izlerine rastlanması endişe yaratıyor.
DİFTERİ VAKA SAYISI ARTIYOR
Aşılama ile büyük ölçüde kontrol altına alınmış olan difteri, son yıllarda yıllık vaka sayısının iki ile on arasında değiştiği bildiriliyor. 2025’te kaydedilen iki difteri vakası, sağlık otoriteleri için alarm zillerini çaldırdı. Londra Hijyen ve Tropikal Tıp Okulu'ndan Dr. Ben Kasstan-Dabush, aşı karşıtlığı ve artan sosyal eşitsizliklerin aşılama oranlarını olumsuz etkilediğini vurguladı. Uzmanlar, sağlık hizmetlerine erişim zorlukları ve pandemi sonrası aşı kabulündeki belirsizliklerin de bu durumu tetiklediğine dikkat çekiyor.
Yetkililer, toplumsal aşılama oranlarının artırılması ve eksik aşıların tamamlanması konusunda çağrıda bulunarak, "Aşıyla önlenebilir hastalıkların geri dönmesini istemiyoruz" ifadesini kullandı.