26 Mart 2026, Perşembe 14:37
Son Dakika | GÜNCEL

İmralı'dan Gelen Mesaj: Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı Üzerine Açıklamalar

DEM Parti, Abdullah Öcalan'ın mesajını paylaşmak üzere düzenlenen toplantıda, barış ve demokratik toplum çağrısının önemine vurgu yaptı. Toplantıda, geçmişteki şiddet dönemlerinden demokratik bir sürece geçiş öncelikleri ve yeni siyasi stratejilerin gerekliliği üzerinde duruldu.

DEM Parti, İmralı Cezaevi’nde bulunan Abdullah Öcalan’ın kamuoyuna yönelik mesajını açıklamak için önemli bir toplantı gerçekleştirdi. Bu toplantı, 'Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı'nın yıl dönümü nedeniyle düzenlenmiş olup, İmralı’dan iletilen yeni mesajın okunmasına sahne oldu.

DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, toplantıda yaptığı konuşmada, 'Negatif isyan dönemini tek taraflı bir irade ile aşmayı başardık' dedi. Buldan, son süreçlerde demokratik siyaset ve entegrasyona geçişin önemini vurgularken, bu geçişin müzakere yeteneği ve gücü ile sağlandığını belirtti.

Barış çağrısının etkinliği için düzenlenen konferans ve kongrelerin hedeflerinin hatırlatıldığı toplantıda, örgütün silahlı mücadele stratejisini sonlandırma kararının sadece resmi değil, psikolojik bir uzlaşı da sunduğu ifade edildi. Buldan, 'Bu, Cumhuriyet’le zihinsel barışmanın da ilanıdır' dedi.

Kürt ve Türk halklarının birliği fikrine değinen Buldan, 27 Şubat çağrısının bu birliğin yeniden canlandırma amacı taşıdığını dile getirdi. Ayrıca, partinin Kandan ve çatışmadan beslenmeye son verme çabasına işaret etti. Kısa vadeli siyasi çıkarlar yerine, tarihin ciddiyetini ve risklerini görme gerekliliğini de vurguladı.

'YENİ BİR SİYASET DÖNEMİNE GEÇİLİYOR'

Buldan, İnkârı ve isyanı sürekli kılma çabalarının kural dışı olduğunu belirterek, geçmişte kardeşlik ilişkilerini zedeleyen engellerin kaldırıldığını ifade etti. Yeni bir siyaset dönemi ve stratejisi için zemin oluşturulması gerektiğini, şiddete dayalı yöntemin son bulacağını aktardı.

Toplum için demokratik uzlaşı ve entegrasyonun önemini vurgulayan Buldan, pozitif bir inşa sürecine geçilmesi gerektiğini belirtti. Toplumun her bireyinin sorumlu bir şekilde bu süreç içerisinde yer alabileceği bir anlayışın geliştirilmesinin temel hedef olduğunu dile getirdi.