26 Mart 2026, Perşembe 14:38
Son Dakika | GÜNCEL

İmamoğlu 'Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' Davasında 7. Gün: Duruşma Salonu Girişinde Sınırlamalar

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, Silivri'de gerçekleşen 'çıkar amaçlı suç örgütü' davasının yedinci celsesinde tutuklu ve tutuksuz sanıkları dinledi. Duruşma salonuna girişte sınırlamalar getirilirken, Ekrem İmamoğlu bazı sıkıntılara dikkat çekti.

İstanbul'da, 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri'deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu'nda görülen 'çıkar amaçlı suç örgütü' davasının yedinci günü tamamlandı. Duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları katılırken, önceki gün alınan bir karar sonrasında tutuklu sanıkların yalnızca birinci dereceden bir yakınlarının duruşma salonuna girmesine izin verildi. Tutuksuz sanıkların aileleri ise içeri alınmadı.

İmamoğlu'ndan Eleştiriler

Mahkeme heyetinin yerini almasının ardından sanık kürsüsüne yaklaşan Ekrem İmamoğlu, “Sayın hakim, üç kelimelik bir şey söylemek istiyorum” diyerek söz aldı. İmamoğlu, duruşma salonundaki uygulamalara dair sıkıntılar yaşandığını belirterek, “Aileleri ile görüşmeleri zaten zor olan bu insanların, yalnızca birer kişi ile sınırlı kalması doğru değildir” ifadelerini kullandı. Ayrıca, sanıkların sadece üç avukatla temsil edilmesini de eleştirdi. Bu davanın yalnızca Türkiye’nin değil, dünya genelinin dikkatini çektiğini vurguladı.

İmamoğlu, basın mensuplarının en arka köşede oturmasını da eleştirerek, “Basının bu davayı izlemesi, mahkemenin itibarını koruma açısından önemli bir faktör. Takip ediyorlar, bu durum mahkeme heyetinin de iyi tanınmasına yardımcı olur” dedi.

Birlik ve Sorumluluk Çağrısı

Jandarma ile herhangi bir çatışma yaşamadıklarını belirten İmamoğlu, “Dışarıdaki müdahalelerden kaçındık. Herkes, kendine düşen sorumluluğu almalı. Bayram ruhuyla bu durumu düşünmenizi ve müzakere kapınızı açık tutmanızı öneriyorum. Eğer iletişimi sağlarsanız, daha medeni bir yaklaşım sergilemiş olursunuz” şeklinde konuştu. Duruşmanın naklen yayınlanmasının önemine değinen İmamoğlu, mahkeme heyetinin üzerindeki sorumluluğun büyüklüğüne dikkat çekti.