Kocaeli'nin Karaca köyünde yaşayan İlhami Kocaeli (60), yaklaşık iki yıl önce ikiz torunlarının doğumu dolayısıyla oğluna yardımcı olmak amacıyla Tekirdağ'a gitti. Eşinin yokluğunda evde yalnız kalan Kocaeli, 6 ay boyunca büyük bir özlem içinde geçti. Bu süre zarfında, traktörüyle Bingöl'ün Yedisu ilçesinde yürüyüş yaparken bulduğu bir kum taşını işleme kararı aldı.
İlk olarak eşinin yüzünü bu taşa nakşeden Kocaeli, zamanla bu hobiye sanatsal bir boyut kazandırarak, taşlardan yaptığı eserlerle dolup taşan bir bahçe oluşturmaya başladı. Kronik obstrüktif akciğer hastalığına rağmen, inadı ve azmiyle taşları köyüne taşıyan Kocaeli, balta ve demir testeresi gibi el aletleriyle 160'tan fazla eser yarattı.
Hazırladığı taş eserlerinde kartal, Çifte Minareli Medrese gibi figürleri işleyen Kocaeli, dededen kalma evinin bahçesini açık hava müzesine dönüştürdü. Ayrıca, bahçesinde sık sık bağlama çalarak türküler de söylüyor.
“Gençlere örnek olmak istiyorum” diyerek sanatını sergileyen Kocaeli, eşinin Tekirdağ'dayken kendisini çok özlediğini, eve döndüğünde bu taşlarla karşılaştığında büyük bir şaşkınlık yaşadıklarını ifade etti. Eşi Dağgül Kocaeli ise, İlhami'nin taşları yapmasının kolay olmadığını belirterek, “O eserleri yapmak her baba yiğidin harcı değildir” dedi.