ASLIHAN ALTAY KARATAŞ / ANKARA - İletişim Başkanlığı tarafından yayınlanan bir analizde, günümüzde yaşanan savaş sürecinin yalnızca Amerikan politikaları etrafında şekillenmediği, aksine İsrail’in güvenlik önceliklerinin belirleyici bir rol oynadığı ifade edildi. Rapor, ABD’nin savaşın yönetiminde aktif bir rol üstlenmekten ziyade, savaşın dinamiklerine uyum sağlamaya çalışan bir aktör haline geldiğini ortaya koyuyor.
İran, Stratejisini Başarıyla Uyguladı
Analizde, savaşın İsrail'in uzun yıllardır oluşturduğu güvenlik anlayışını doğrudan test ettiği vurgulanarak, “Demir Kubbe” sistemine dair tabuların, çok katmanlı ve yoğun saldırılar karşısında zayıfladığı kaydedildi. İran’ın gerçekleştirdiği yüksek yoğunluklu saldırılar, İsrail'in stratejik derinliğinin kısıtlı olduğunu gözler önüne sererken, caydırıcılık algısının aşındığını gösteriyor.
Rapor, İran’ın savaşı bölgesel bir boyuta taşıdığı ve çatışmayı bir yıpratma stratejisine dönüştürdüğü yönündeki tespitleriyle dikkati çekiyor. Tahran yönetiminin, klasik bir zafer kazanmış olmasa da, kaybetmeyen ve dengeyi lehine çeviren bir aktör olarak öne çıktığı ifade ediliyor.