Duran, 955 sene evvel Sultan Alparslan’ın ordusunda tecessüm eden birlik ruhuyla, yüzyıllar sonra, günümüzden tam 104 sene evvel, Büyük Taarruz Muharebesi’nde ecdadın mukaddes emanetine sahip çıkan ruhun aynı ruh olduğunu vurguladı.
Duran, konuşmasında şunları kaydetti: “Malazgirt’i anlamak demek birliğimizi, beraberliğimizi, ortak hedeflerimizi, millet olma şuurumuzu muhafaza etmek mecburiyetidir. Üzerinden yaklaşık bin yıl geçmiş olmasına rağmen bugün de bu değerler Türkiye Yüzyılı’nın kılcal damarlarında dolaşmaya devam etmelidir. Bugün ülkemiz, bu tarihi yürüyüşünü güçlü biçimde sürdürmek adına bir kez daha milli birliğini tahkim etmenin gayreti içerisindedir. Terör sorununu tamamen ortadan kaldıracak iradenin en önemli dayanaklarından biri de Anadolu’yu ortak bir vatan, müşterek bir kader ve birlikte yaşama iradesi etrafında buluşturan milli birlik şuurumuz olacaktır.
‘Kudretli bir devlet’
SDG’nin feshedilemesine de değinen Duran, “Suriye’de ortaya çıkan olumlu gelişmeler Türkiye’nin ‘Terörsüz Bölge’ hedefine yönelik atılmış adımlardır. Hiç kimse tarihi gerçekleri ya da jeopolitik hakikatleri başka türlü yorumlayarak ülkemize yönelik çeşitli saldırılar yapmaya yönelmesin. Türkiye kudretli bir devlettir ve gereken neyse o yapılır ve yapılmaktadır” dedi.
Hakikatin savunulması ile tarih bilincinin güçlendirilmesinin yan yana gitmesi gereken ilkeler olduğunu belirten Duran, “Hedefimiz, tarihimizi bilimsel bir perspektifle değerlendirmek, özellikle genç kuşaklarımızın kendi medeniyet mirasını sağlam kaynaklardan öğrenmesini temin etmektir. 1071 yılında Malazgirt Ovası’nda kurulan birlik bugün de bu milletin mayasını oluşturmaktadır. Bu birlik ruhu var oldukça Anadolu üzerinde hesap yapanlar emellerine kavuşamayacaktır” diye konuştu.