26 Mart 2026, Perşembe 14:35
Son Dakika | EKONOMİ

Hürmüz Krizi: Küresel Gübre Arzı Risk Altında

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik 28 Şubat'taki saldırıları, Orta Doğu'da askeri gerilimi artırarak tarımsal girdi maliyetlerini yükseltiyor. Hürmüz Boğazı'ndaki kesintiler, dünya tarımını sürdüren ticaret yollarını tehdit ediyor.

28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a gerçekleştirdiği saldırılar, Orta Doğu'daki askeri gerilimi tırmandırarak tarımsal girdi maliyetlerinde ciddi artışlara yol açtı.

Hürmüz Boğazı'nın stratejik geçiş noktası olması, dünya çapında gübre ve enerji hatlarındaki aksaklıkları derinleştiriyor. Bölgedeki çatışmalar, 2022'deki Ukrayna krizinden daha ağır bir gıda şoku riski doğuruyor. Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğinin durma noktasına gelmesi, küresel nitratlı gübre arzının %38 ve fosfatlı gübre arzının ise %20 oranında kesintiye uğramasına neden oldu.

Basra Körfezi'nden gelen sevkiyatların durması, dünya genelindeki çiftlikler için gıda güvenliği açısından büyük bir tehdit oluştururken, küresel tarım tedarik zincirini de olumsuz etkiliyor. Kpler ve CRU'nin sağladığı verilere göre, Orta Doğu'daki kriz her gün daha da derinleşiyor ve Hürmüz Boğazı'nın kapanması küresel gübre tedarik zincirinde %33'lük bir daralmaya yol açtı.

Bölgeden yıllık 22 milyon ton üre ihracatının durma noktasına gelmesi, mevcut durumu daha da karmaşık hale getiriyor. Dünya genelindeki üre üretiminin yaklaşık üçte biri Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilirken, fosfatlı gübre üretimi için kritik olan kükürt ithalatının %45'i de bu su yoluyla taşınıyor.

Son iki hafta içinde yaklaşık 2,1 milyon ton üre ihraç edilmesi planlanırken, bu miktarın yarısı hala gemilere yüklenemedi. Uzmanlar, bu sevkiyat aksaklıklarının mevcut hasat döneminde rekolte kayıplarına neden olabileceği konusunda uyarıyor.

Aksamalar Tarımsal Rekolteleri Tehdit Ediyor

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, dünya çapında yıllık 190 milyon tonu aşan bitki besleme ürününün tedarikinde aksamalar yaşanması, tarımsal üretimi tehdit ediyor. Azotlu gübre grubunun 110 milyon ton olan miktarı, doğal gaza bağımlılığı nedeniyle jeopolitik krizlere karşı en kırılgan halkayı oluşturuyor. Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, gübre pazarını doğrudan maliyet baskısına sokuyor.

Azotun yanı sıra gıda güvenliğinde kritik öneme sahip 45 milyon ton fosfor ve 40 milyon ton potasyum arzı da bu zincirin parçaları. Uzmanlara göre, bu üç temel girdi arasındaki en küçük bir aksama bile, global rekolte tahminlerinde geri dönülmez düşüşlere yol açabilir.

Hürmüz Boğazı, sadece enerji değil, üre ve amonyak gibi stratejik ham maddelerin dünya pazarlarına ulaşmasında kritik bir hat. İran, Suudi Arabistan, Katar gibi ülkeler küresel azotlu gübre piyasasının önemli tedarikçileri arasında yer alıyor. Kuzey yarımkürede ekim sezonunun başlaması, bu sevkiyat hatlarındaki her aksamayı tarımsal verimlilik ve gıda arzı üzerinde doğrudan etkilemektedir.

Artan Enerji Maliyetleri Üretimi Zorluyor

Küresel gübre krizinin temel nedenlerinden biri, enerji fiyatlarındaki ani artıştır. Azotlu gübre üretim maliyetinin %80'ini oluşturan doğal gaz fiyatları yükseliyor, bu da büyük üretim tesislerinin faaliyetlerini durdurmasına neden oluyor. Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, gübre emtialarında dramatik fiyat artışlarını tetikledi. Örneğin, üre fiyatları Şubat başında tonda 482,50 dolar seviyesindeyken, Mart ortasına kadar %50 artarak 720 dolara ulaştı.

Aynı dönemde Orta Doğu kaynaklı amonyak fiyatlarında da %24'lük bir artış gözlemlendi. Enerji altyapısına yapılan saldırılar ve çeşitli mücbir sebepler, küresel arz güvenliğini daha fazla tehdit ediyor. Dünya çapındaki gübre tüketiminde önemli yere sahip olan Hindistan, iç pazar dengesini korumak için doğal gaz tahsisinde stratejik değişikliklere giderek gübre sektörünü ikinci öncelik haline getirdi, bu da üretim kaybına yol açtı.

Diğer yandan, Çin'in kükürt ithalatındaki sınırlamalar ve Suudi Arabistan'dan gelen sevkiyatların durması, Brezilya gibi tarım ülkelerinin fosfat ihtiyacında dönüşü olmayan bir krizle karşılaşmasına neden oldu. Gübre ihtiyaçlarının %60'ından fazlasını Orta Doğu'dan karşılayan Avustralya gibi ülkeler de mevcut stoklarının tükenmesi endişesini yaşıyor. Avrupa pazarında ise yükselen fiyatlarla başa çıkmak için olağanüstü adımlar atılması bekleniyor.

Fitch, Gübre Fiyatlarına Yükseltme Tahmininde Bulundu

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, amonyak ve üre fiyatlarına dair 2026 yılı için tahminlerini yaklaşık %25 oranında yükseltti. Fitch, Hürmüz Boğazı'ndaki kapanmanın ne kadar süreceğine dair belirsizliklerin, gübre fiyatı varsayımlarını daha da yukarı itebileceği konusunda uyarıyor.

ABD Çiftçileri Devlet Yetkililerine Mektup Yazdı

Dünyanın en büyük gıda ihracatçısı ABD'de çiftçiler, yüksek maliyetlerle ilkbahar ekim sezonuna girerken, tarımsal girdilerin 'stratejik öncelik' haline getirilmesini talep ediyor. Amerikalı çiftçiler, motorin maliyetlerinin yükselişi nedeniyle ciddi bir tehdit altında olduklarını ifade ediyor.

Küresel Gübre Üretiminde İkinci Büyük Kesinti Bekleniyor

Uzmanlar, Orta Doğu'daki çatışmaların süreklenmesi durumunda, bu durumun 2022 yılında yaşanan Rusya-Ukrayna Savaşı'nın başlangıcından daha ciddi sonuçlara yol açabileceği konusunda uyarıyor. FAO başekonomisti, bu durumun küresel gıda sistemini tehdit eden bir enerji şoku yarattığını belirtiyor. Gübre piyasalarındaki kayıplar, hızlı bir şekilde kapatılamayacak ani bir açığa yol açabilir. Ayrıca, deniz taşımacılığında yaşanan sigorta krizleri, arz sürecini kesintiye uğratmaktadır.