19 Mart 2026, Perşembe 23:27
Son Dakika | EKONOMİ

Hürmüz Boğazı'ndaki Çatışmalar Küresel LNG Talebini Olumsuz Etkiliyor

Orta Doğu'daki artan çatışmalar, Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen LNG sevkiyatlarını durma noktasına getirdi. Araştırmalar, haftada 1,5 milyon ton LNG'nin pazarla buluşamadığını ortaya koyuyor.

Orta Doğu'da yaşanan çatışmalar, özellikle ABD ve İsrail'in İran’a yönelik yürüttüğü saldırılar sonrası Hürmüz Boğazı’ndaki LNG sevkiyatlarını ciddi anlamda etkiledi. Küresel LNG arzı, Wood Mackenzie'nin verilerine göre, krizin başlangıcından bu yana haftada yaklaşık 1,5 milyon ton (2,2 milyar metreküp) düşüş yaşadı.

İran'ın misillemeleri sonucunda Katar'ın Ras Laffan ve BAE’nin Das Island tesislerinde üretim durduruldu. 4 Mart’taki saldırılar nedeniyle Katar Enerji, “mücbir sebep” ilan ederek faaliyetlerine ara verdi. Bu gelişmeler sonucunda yalnızca Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan LNG sevkiyatları ciddi şekilde aksadı, toplamda 4 milyon ton LNG'nin piyasalara ulaşamadığı tahmin ediliyor.

Devam eden çatışmalar ve belirsizlikler, enerji tedarikinde büyük sıkıntılara yol açarken, bu durum Avrupa ve Asya gaz piyasalarında fiyatların artış göstermesine neden oluyor. Örneğin, Hollanda merkezli TTF'de işlem gören gaz fiyatları savaş öncesinde 31 avro iken, savaşın ikinci haftasında bu rakam 56,4 avroya kadar yükselmiş durumda.

ICIS’in Baş Analisti Alex Siow, Hürmüz Boğazı'ndaki gaz sevkiyatındaki aksaklıkların etkilerini değerlendirirken, Japonya ve Güney Kore’nin kaybettikleri LNG kontratlarını telafi etmek için spot LNG alımını artırabileceğini belirtti. Bunun yanı sıra, Çin ve Hindistan’ın da talep azaltma stratejileri gibi önlemler alabileceği düşünülüyor.

Öte yandan, petrol fiyatları ve doğalgaz stratejilerinin yeniden şekillenmesi, özellikle Avrupa'nın gelecekteki gaz talebini etkileyebilir. ABD'nin LNG kapasitesini artırma çabaları, küresel enerji piyasalarında önemli bir denge unsuru haline gelebilir.

Sonuç olarak, Hürmüz Boğazı'ndaki durum, küresel LNG pazarında belirsizlik yaratmakta ve tedarik süreçlerinin yeniden gözden geçirilmesine neden olmaktadır.