İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde yaşayan 40 yaşındaki Songül Kara, genç yaşında karşılaştığı genetik böbrek hastalığı Nefronoftizis ile yıllar süren bir savaş vermek zorunda kaldı. 2009 yılında, talihsiz bir şekilde böbrek yetmezliği yaşayan Kara, Çiğli'deki özel bir hastanede ağabeyi Ağıt Ayhan'dan aldığı böbrek nakli ile hayata yeniden tutundu.
Kızı da Aynı Tehdit Altında
Bununla birlikte, Kara'nın 12 yaşındaki kızı Yaren, 4 yıl önce aynı hastalığa yakalanarak diyaliz tedavisine başladı. Onun da böbrek nakline ihtiyacı olduğunu öğrenmesi, Kara için büyük bir üzüntü kaynağı oldu. Ancak sevinçle karşılanacak bir gelişme yaşandı; 45 yaşındaki dayısı Burhan Ayhan, Yaren’e böbreğini bağışlamakta gönüllü oldu ve başarılı bir nakil gerçekleştirildi.
Anne Songül Kara, “Aile içerisinde organ bağışının önemini bir kez daha anladık. Abimlerim benim ve kızımın hayatını kurtardı. Değeri gerçekten biçilemez,” ifadelerini kullandı.
Yaren, böbrek naklinin ardından sağlığına kavuştuğu için mutluluk duyduğunu belirtirken, ameliyat sonrası ilk yürüyüşlerini gerçekleştirdiğini ifade etti. “Bu süreçte ailemden destek almak benim için çok kıymetli. Nakil ameliyatı sonrası normal hayatıma dönebildim,” dedi.
Kardeş Bağışının Gücü
Kara ailesinin bu hikâyesi, organ bağışının önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Ağabey Ağıt Ayhan, “Yıllar önce aynı hastalıktan bir kardeşimi kaybetmiştim. Ancak şimdi, organ bağışı sayesinde bir can kurtarmanın mutluluğunu yaşıyorum,” dedi.
Opr. Dr. Işık Hasan Özgü, Yaren’in nakil sürecinin başarılı geçtiğini ve iki tarafın da sağlık durumunun iyi olduğunu belirtti. “Genetik hastalıklar aile bireylerini etkileyebiliyor. Organ bağışının tamamen gönüllü bir olay olduğunu unutmamak lazım. Bu tür fedakarlıklar, hayat kurtarmanın yanı sıra aile bağlarını da güçlendiriyor,” ifadelerini kullandı.