Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Annelik, bir kadının iç dünyasında çocuğunu doğurmasıyla en zirve noktasına ulaşan, yaşam boyunca taze kalan bir duygudur. Anneler, kaybettikleri yavruları için daima savaşan, hatta yitirseler bile annelik kimliğini koruyan kadınlardır. Nurgül Göksu, 1993 yılında 15 yaşında annelikle tanışmış ve oğlu Ahmet Can’ı severek büyütmüştü. Ahmet Can, annesinin özverilerini avukatlık kariyeriyle taçlandırırken, evlendiği nesibe ile birlikte hayalini kurdukları bir aileyi de kurmuştu. Ancak, 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan deprem, Nurgül Göksu için yaşadığı acıların en büyüğünü getirdi.
Ezgi Apartmanı, Kahramanmaraş'ın huzurlu akşamlarına tanıklık eden bir yapıydı. Ancak 1999 yılı itibariyle yaşanan inşaat sorunları, apartmanın kaderini etkiledi ve 6 Şubat akşamı saat 04.17’de yaşanan depremle birlikte, hiç beklenmeyen bir sonuç ortaya çıktı. İçindeki aileler, sadece 15 saniyede yerle bir olan binanın altında kalmıştı.
Can, eşi Nesibe ve altı aylık bebekleri Asude, bu korkunç anı yaşamıştı. Nurgül Göksu için, o gece yaşanan kaybetme hissi, yaşamı boyunca sürecek bir mücadeleye dönüşmüştü.
EZGİ APARTMANI’NIN KARA TALİHİ: YIKIM GELDİKTEN SONRA YENİDEN DÜZENLENDİ!
Ezgi Apartmanı, 1996 yılında inşa edilmeye başlamış ve birçok sorunla karşılaşmıştı. Yıkım süreci, 2017 yılında tamamlanınca onarım çalışmalarında düşündürmeyen tadilatlar yapılmıştı. Bu işlemler, yapının yapısal bütünlüğünü tehdit etmişti. Nurgül Göksu, yaşanan değişikliklerin tehlikesine işaret ederek şu sözleri sarf etti:
“Ezgi Apartmanı’na yaklaşırken, dışarıdan görünümü ile diğer binaların yaptığı gibi ağır hasarlı ama ayakta kalmıştır diye düşünmüştüm; ama tam aksine, sanki bir yıkıntıydı.”
YAZGILAR CEMİYETİ: ENKAZDA KAYBOLAN HAYATLARIN HAFIZASI
Depremin ardından, Nurgül Göksu, çocuklarından haber alamayınca Kahramanmaraş'a doğru harekete geçmişti. Enkaz altındaki gerçekler, onu sonsuz bir acıyla yüzleştirmişti. Kendisi, oğlu Can'ın eşi ve torununu kurtarmak için çok şey yapmış olmasına rağmen, yaşadığı kayıplar kelimelerle anlatılamayacak kadar büyük bir acıydı.
“Yanımda gelinim, torunum var sanarak giysi ve battaniye getirdiğimde, enkaza vardığımda gördüğüm manzara, tüm hayallerimi yıkmıştı.” Nurgül Göksu, yaşananları hatırlarken gözyaşları içinde, “Çocuklarımı bir kefene bile saramadım,” diye konuştu ve geride kalan kayıplar için adalet arayışını sürdürme kararlılığını dile getirdi.
ADALETSİZLİĞE SON: BİNALARIN YIKIMI VE GÖZYAŞLARI
Ezgi Apartmanı'nın inşaatında yaşanan sorunlar ve kaçak tadilatlar ile ilgili iddialar, Nurgül Göksu'nun adalet arayışının sebepleri arasında. Adaletin yerini bulması için yaptığı mücadelenin ateşi, yaşanan acıyla daha da büyüdü.
Ezgi Apartmanı, 6 Şubat'ı unutturmayacak bir anı haline gelirken, Nurgül Göksu'nun yaşadığı acılar, sadece kendi hikayesi değil, birçok ailenin benzer çocuk ve yakınlarını kaybettiği bir trajediyi simgeliyor.