17 Mayıs 2026, Pazar 09:25
Son Dakika | ANALİZ

Dijital Erişim Eksikliği: Çocuklar İçin Ciddi Bir Yoksulluk

Araştırmacı Semerci, dijital dünyada yaşanan eşitsizliklerin çocukların gelişimine olan etkilerini vurguladı. Dijital alanın sadece riskler değil, aynı zamanda fırsatlar sunduğunu belirten uzman, erişim eksikliğinin tehlikelerine dikkat çekti.

EVRİN GÜVENDİK, Ankara – Nisan 2023 ve Ocak 2025'te İstanbul ve Şanlıurfa'da gerçekleştirilen araştırmaların bulgularını paylaşan uzman Semerci, dijital riskleri çocukların perspektifinden analiz ettiklerini vurguladı. Semerci, ‘İçinde bulunduğumuz dijital çağda bu alanı inkar etmek mümkün değil; dolayısıyla onun riskleri ve olanakları üzerine düşünmemiz gerekiyor’ ifadelerini kullandı.

Dijital Dünya ve Çocuklar

Semerci, sözlerine devam ederek, çocukların zihninde ‘dijital dünya’ ve ‘fiziksel dünya’ ayrımının olmadığını belirtti. ‘Dijital ortam, çocukların günlük yaşantısının kaçınılmaz bir parçası ve yalnızca sosyal medyadan ibaret değil’ dedi. Çocukların dijital deneyimlerini anlamanın önemi üzerinde duran Semerci, Türkiye ve dünya genelinde var olan sosyal eşitsizliklerin dijital alanlara da yansıdığını vurguladı. Bu noktada, dijital alan deyiminin, dijital dünyanın ötesinde bir kapsama sahip olduğunu belirtti. Dijitale erişim eksikliğinin ciddi bir ayrımdalığa yol açtığını ve ‘pandemi döneminde bir telefonla 4 çocuğun eğitimine erişim sorununu’ örnek olarak gösterdi.

Ayrıca, dijital ortamın yalnızca risk değil, aynı zamanda fırsatlar sunduğuna işaret etti. Örneğin bazı kız çocuklarının, izole kalma durumunda dijital dünyanın kendilerine sunduğu olanakları değerlendirdiklerini belirtti. Semerci, eğitim alanındaki kayıpların çoğunun dijital erişim sıkıntılarından kaynaklandığını dile getirdi.

Bunun yanı sıra, çocukların fiziksel yaşamda yeterince sosyalleşemediğinde, dijital ortamda var olmanın önemine değindi. ‘Çocuklar dijital alanda kimlik inşasına yönelik fırsatlar bulabiliyorlar. Ebeveynlerin ve öğretmenlerin, bu sürecin doğru yönetilmesi adına dikkat göstermesi gerekiyor’ şeklinde konuştu.

Semerci, eğitim sisteminin başarı odaklı yapısına eleştirilerini de sıralayarak, okulların sosyalleşme ve değer öğrenme işlevlerinde yetersiz kaldığını belirtti. ‘Eğitim sisteminin sadece sonuç odaklı değil, kapsayıcı bir yapı üzerine kurgulanması gerekiyor’ dedi. Semerci, çocukların eğitimde yaşadığı kaygıların ve başarısızlık hissinin, onların gelişim süreçlerinde derin yaralar açtığını vurguladı.