10 Mayıs 2026, Pazar 17:10
Son Dakika | DÜNYA

COP31 Başkanı Murat Kurum, İlk Mektubunu BM Genel Sekreterliği ve Taraf Ülkelere Gönderdi

COP31 Başkanı Murat Kurum, Türkiye'nin başkanlık vizyonunu paylaştığı ve hazırlıkları duyurduğu ilk mektubunda, Antalya'daki ev sahipliği süreçlerinin sorunsuz ilerlediğini belirtti.

COP31 Başkanı Murat Kurum, Türkiye'nin iklim değişikliği konusundaki uluslararası liderliğini pekiştirmek amacıyla BM'nin en önemli organizasyonlarından biri olan COP31'in ev sahipliği sürecine dair ilk mektubunu BM Genel Sekreterliği ve taraf ülkelere iletti. Mektubunda, Türkiye'nin COP31 vizyonunu 'Uygulama COP'u' başlığı altında yapılandırdığını vurgulayan Kurum, ülkeler arasında geniş bir iş birliği geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Antalya'daki hazırlıkların iyi bir şekilde ilerlediğini belirten Kurum, Pre-COP toplantısının 5-8 Ekim 2026 tarihlerinde Güney Pasifik'teki Tuvalu'da yapılacağını açıkladı.

Kurum, COP31 kapsamında gerçekleştirilecek önceliklerin diyalog, uzlaşı ve aksiyon olarak üç temel ilke etrafında şekilleneceğini de anlatarak, COP31'de alınacak kararların somut ve ölçülebilir sonuçlara dönüşmesini sağlamak için kararlı adımlar atmayı planladıklarını ekledi. Bu çerçevede, Türkiye'nin COP31'de sahip olduğu sorumluluk ve bunun uluslararası iş birlikleriyle nasıl güçlendirileceğine dair detaylar sunuldu.

Kurum'un mektubunda dikkat çektiği bir diğer unsur ise çok taraflı iş birliğinin önemiydi. İklim değişikliğinin yarattığı olumsuz etkilere cevap verebilmek için kolektif bir çaba yürütülmesi gerektiğinin altını çizen Kurum, Türkiye'nin COP31 döneminde dünya genelindeki iklim eylelerine katkı sağlamak için tüm tarafları bir araya getirme gayreti içerisinde olacağını belirtti.

Mektubunda geleneksel Türk misafirperverliğine de atıfta bulunan Kurum, Antalya'da tüm katılımcılara sıcak bir karşılama sunacaklarını ifade etti: 'Sizleri geleneksel Türk misafirperverliğinin samimi ruhu içerisinde ağırlamaktan memnuniyet duyacağız,' dedi. Ayrıca, Türkiye'nin COP31 hedeflerinin sürdürülebilir kalkınma ile bağlantılı olduğunu vurgulayarak, stratejilerin yerel ve bölgesel uygulamalarla dünya geneline yayılması gerektiğine dikkat çekti.