Çin-Tayvan hattında uzun süredir gözlemlenen diplomatik sessizlik, geçtiğimiz Cuma günü tarihi bir buluşma ile sona erdi. Çin'in devran lideri Xi Jinping, Tayvan'ın ana muhalefet partisi Kuomintang'ın lideri Cheng Li-wun'u Pekin'de kabul etti. Bu görüşme, son on yıl içerisinde düzenlenen ilk üst düzey temas olarak tarihe geçecek nitelikte.
BARIŞ VE İŞ BİRLİĞİ VURGUSU
Cheng, Pekin ziyareti öncesinde Jiangsu eyaleti ve Şanghay'da temaslarda bulunmuştu. Çin devlet ajansı Xinhua'dan edinilen bilgilere göre, Xi görüşmede Tayvan Boğazı'nın her iki yakasındaki insanların barış ve iş birliğine olan ihtiyacını vurguladı. İki tarafın yeniden bir araya geleceğine dair duyduğu güveni dile getirdi.
Cheng ise Nanjing'deki Sun Yat-sen Anıtı'nı ziyaret ederken, Tayvan Boğazı'nda uzlaşma ve birliğe dair mesajlar verdi. Bu çıkış, Pekin ile diyalog yolunun açık olduğu yönünde bir sinyal olarak yorumlandı.
ORTAK HEDEF: BARIS
Xi Jinping, "Boğazın iki yakasındaki karakterler Çinlidir. Barış, kalkınma, iletişim ve iş birliği ihtiyacımız var. Bu, ortak bir arzudur" sözleriyle iki taraf arasındaki ilişkilerin geleceğine dair umut verici bir mesaj verdi. Ek olarak, "İki tarafın giderek yakınlaşacağı ve nihayetinde bir araya geleceği tarihi eğilim değişmeyecek. Bu bir gerçektir ve biz buna güveniyoruz" diyerek Pekin'in birleşme konusundaki kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi.
TARİHİ BİR ANLAM
Aslında, bu görüşme 2015 yılında dönemin KMT lideri Eric Chu ile Xi arasında gerçekleşen benzer bir temasa atıfta bulunarak, Çin Komünist Partisi ile KMT arasındaki ilişkilerin canlanması açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.
ZAMANLAMANIN ÖNEMİ
Ekim 2025'te KMT lideri olarak seçilen Cheng’in ziyareti, sadece iki parti arasındaki diyalog için değil, aynı zamanda bölgesel güç dinamikleri açısından da büyük bir öneme sahip. Pekin, Tayvan'ı "ayrılıkçı bir eyalet" olarak tanımlarken, Taipei 1949'dan bu yana bağımsızlık iddiasını sürdürmeye devam ediyor.
Görüşmenin zamanlaması dikkat çekici; Xi'nin önümüzdeki ay ABD Başkanı Donald Trump'ı ağırlamaya hazırlığı, bu temasın dünya çapındaki güç dengeleri açısından da önem taşıdığını ortaya koyuyor.