İngiliz basınında yer alan son haberlere göre, yıllardır Çin'in cezaevinde tutulan eski mahkum Cheng Pei Ming, dini inancı nedeniyle zorla organlarının alındığını iddia etti. Cheng, 1999 yılında Çin yönetimi tarafından 'yasaklı tarikat' olarak sınıflandırılan Falun Gong'a mensup olduğunu belirtiyor.
Zorla Tedavi ve Organ Alma İddiaları
Cheng, cezaevi sürecinde kendisine tıbbi onay formu imzalatılmak istendiğini, ancak bunu reddettiğini ifade etti. Bilincini kaybettiği anları hatırlayan Cheng, hastanede uyandığında göğsünde bir kesi fark ettiğini ve daha sonra karaciğerinin bir kısmının yanı sıra akciğer dokusunun da alındığı bilgisini edindiğini belirtti.
İğneyle Zorla Uyutuldu
Uluslararası haber ajansı Daily Express'e konuşan Cheng, 'Altı gardiyan beni tuttu ve zorla iğne yaptılar. Son hatırladığım şey, hastane yatağında burnumda tüplerle uyanmaktı,' şeklinde konuştu. Uluslararası Çin’de Organ Nakli İstismarını Sona Erdirmek İçin Koalisyonun (ETAC) danışma kurulu başkanı Prof. Wendy Rogers, Cheng’in hastalık nedeniyle değil, sistematik bir saldırıya uğradığını vurguladı.
Kaçış Planı ve Hayatta Kalma Mücadelesi
Mart 2006'da açlık grevine başlayan Cheng’e, yeniden bir ameliyat yapılacağının söylenmesi üzerine kaçış planları yapmaya başladı. Gardiyanın dikkatini dağıttığı bir anı kullanarak kaçmayı başaran Cheng, yaklaşık on yıl süren kaçış hayatının ardından Tayland'a, ardından da 2020 yılında Birleşmiş Milletler mülteci programı aracılığıyla ABD'ye ulaştı.
Sistematik Organ Almaya Dikkat Çekildi
ETAC kurucularından David Matas, Cheng’in başından geçenlerin, Falun Gong mensuplarına yönelik sistematik bir organ alma uygulamasının sadece bir örneği olduğunu belirtti.