25 Şubat 2026, Çarşamba 09:57
Son Dakika | GÜNCEL

Beşiktaş'ta Kiracı-ev Sahibi Davasında Mahkeme, Haksız İcra Takibini Bozdu

İstanbul Beşiktaş'ta 2017 yılında başlayan ve 2024'te sonuçlanan ilginç bir kira davası, ev sahibi ile kiracı arasında çıkan icra takibi nedeniyle gündeme geldi. Kiracı, ev sahibinin eksik kira ödemesi iddiasıyla başlattığı icra takibine itiraz ederek mahkemeye başvurdu. Mahkemenin verdiği karar, kira sözleşmelerindeki belirsizliğin önemini gözler önüne serdi.

İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde 2017’den bu yana süregelen bir kira ilişkisi, oldukça dikkat çekici bir hukuk mücadelesine evrildi. Kiracısı düzenli olarak kirasını ödemesine rağmen, ev sahibi tarafından 'TÜFE artışı eksik yapıldı' iddiasıyla başlatılan icra takibi, kiracının pes etmemesi sonucu bambaşka bir boyuta taşındı.

Kiracı, ev sahibinin başlattığı icra takibine itiraz etti ve mahkemeye karşı dava açarak haksız duruma düşürüldüğünü öne sürdü. Mahkemenin vermiş olduğu karar, Türkiye’deki kira sözleşmelerinin ne denli önemli olduğunu ortaya koydu. Avukat Gizem Gonce'nin milliyet.com.tr’ye yaptığı açıklamada, 29.08.2017 tarihinde 2 bin TL’ye kiralanan taşınmazla ilgili gelişmeleri detaylandırdı, kiracı ile ev sahibi arasındaki sözleşmedeki belirsizlikleri ortaya koydu.

Ev sahibi, 2022 yılında Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü’nde kiracının eksik kira ödeyerek tahliyesini istedi. Olayın gelişimi içerisinde kiracı, borcunun bulunmadığını savunarak icra takibine itiraz etti. Devamında ise ev sahibi, kiracının itirazının iptali için dava açtı ve ilk mahkeme kiracının taşınmazı terk etmesini istedi.

Kiracı, hem tahliye sürecinin haksız olduğunu vurgulayarak icra takibine karşı mücadeleye devam etti. Menfi tespit davası açarak, borcunun olmadığına dair mahkeme kararı almayı umdu. Kira sözleşmesinin 6. maddesinde yer alan belirsizlikler, kiracının lehine gelişmelere yol açtı. Sonuçta mahkeme, kiracının düzenli olarak ödemelerini yaptığına ve ev sahibinin iddialarının gerçeği yansıtmadığına hükmetti.

2024 yılında alınan kararda, kira artış oranlarının sözleşmelerde açıkça belirtilmesi gerektiği vurgulanırken, kiracıya karşı başlatılan icra takibinin haksız olduğuna kanaat getirildi. Kiracının, 2017 yılında 2 bin TL olarak belirlediği kira bedelinin zamanla 15 bin TL'ye kadar yükselmesine rağmen herhangi bir borcunun bulunmadığı belirlendi.

Bu dava sadece ilgili taraflar için değil, tüm kiracı ve ev sahipleri için önemli bir ders niteliği taşıyor. Uzmanlar, kira sözleşmelerinin her detayının açık bir şekilde ifade edilmesi gerektiğini ve kiracıların, haksız yere icra takibine maruz kaldıklarında itiraz haklarının bulunduğunu belirtiyor.