Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 2025 yılı yerli patent ve faydalı model başvurularında önemli bir artış yaşandığını duyurdu. Kacır, "Fikri mülkiyet alanında 2025'te yaptığımız başvurular, bir önceki yıla oranla %12 artış göstererek 11 bin 394’e ulaştı. Ayrıca patent tescil sayılarımız da %10 artışla 3 bin 738’e yükseldi." şeklinde konuştu.
AR-GE MERKEZLERİ ÖNE ÇIKIYOR
Bakanlık kaynaklarına göre, yerli patent ve faydalı model başvurularında Ar-Ge merkezleri %30'luk bir pay ile lider konumda. Ar-Ge merkezlerini, %16 ile özel sektör firmaları, %15 ile üniversiteler ve %6 ile Teknoloji Geliştirme Bölgeleri takip ediyor. Başvurular arasındaki bu dağılım, Türkiye’nin yüksek teknoloji alanlarındaki gelişimini gözler önüne seriyor.
ISTIKRARLI ARTIŞ DEVAM EDİYOR
Son üç yıl içerisinde yerli patent başvurularında düzenli bir artış gözlemleniyor. 2023 yılında toplam 8 bin 663 başvuru yapılmışken, bu rakam 2024'te %18 artışla 10 bin 186’ya, 2025’te ise bir kez daha %12 artışla 11 bin 394’e ulaşmıştır. Bu süreçte, patent tescil sayıları da istikrarlı bir artış göstererek 2025 yılında 3 bin 738’e ulaşmıştır. Başvuruların en yoğun olduğu alanlar arasında bilgisayar teknolojileri, dijital ağ sistemleri ve ulaşım yer alıyor. Bu veri, Türkiye'nin dijitalleşme hedefleri doğrultusunda önemli bir adım attığını göstermektedir.
MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİNE ETKİ
Artan başvuru sayıları, Türkiye’nin inovasyon kapasitesini artırarak, Milli Teknoloji Hamlesi hedefleri doğrultusunda önemli bir ivme kaydetmiş durumdadır. Sağlık, ulaşım, savunma ve eğitim gibi birçok sektörde fikri mülkiyet haklarının etkin bir şekilde korunması ve ticarileştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda Ar-Ge yatırımlarının desteklenmesi, teknoloji transferinin hızlandırılması ve rekabet gücünün artırılması başlıca hedefler arasında yer alıyor.
STRATEJİK DÖNÜŞÜMÜN BELİRTEÇLERİ
Uzmanlar, yerli patent başvurularındaki bu artışı sadece bir sayı olarak görmekle kalmayıp, aynı zamanda Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıran ve bilgiye dayalı kalkınma modelini destekleyen stratejik bir dönüşüm olarak değerlendirmektedirler. Bu süreç, Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla desteklenerek, Türkiye’nin yenilikçi fikirleri ticarileştiren ve teknoloji üreten ülkeler arasında daha kuvvetli bir konuma ulaşmasını hedeflemektedir.