04 Eylül 2026, Cuma 13:03
Son Dakika

Bakan Bayraktar İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi'nin açılışında konuştu

Bakan Bayraktar, İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi'nin açılışında konuştu. Türkiye açısından enerji dönüşümünün tek hedeften ibaret olmadığını, aynı anda 3 kritik amacın gerçekleştirilmesi gerektiğini dile getiren Bayraktar, "Birincisi, enerji arz gü

Bakan Bayraktar, İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi'nin açılışında konuştu. Türkiye açısından enerji dönüşümünün tek hedeften ibaret olmadığını, aynı anda 3 kritik amacın gerçekleştirilmesi gerektiğini dile getiren Bayraktar, "Birincisi, enerji arz güvenliğini sağlamak. İkincisi, ekonomimiz açısından önemli bir kırılganlık olmaya devam eden ithal enerjiye bağımlılığımızı azaltmak. Üçüncüsü ise Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından konulan 2053 Net Sıfır Emisyon hedefimiz başta olmak üzere iklim taahhütlerimizi yerine getirmek." ifadesini kullandı.

Bayraktar, bu hedeflerin hiçbirinin birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini, bugünün koşullarında ise bu 3 amacı aynı anda gerçekleştirmenin her zamankinden daha zorlu hale geldiğini dile getirdi.

Son yıllarda dünya genelinde yaşanan zorluklara dikkati çeken Bayraktar, şöyle devam etti: "Bugün ise küresel petrol ve doğal gaz piyasalarında yeniden ciddi baskılar yaşıyoruz. Enerji fiyatları önemli ölçüde yükseldi. Avrupa doğal gaz fiyatları son yılların en yüksek seviyelerine yeniden ulaştı. Bu tablo bize temel bir gerçeği yeniden hatırlatıyor, enerji dönüşümüyle birlikte enerji güvenliği gündemden çıkmış değil. Tam tersine, enerji güvenliği ile enerji dönüşümü birlikte ilerlemek zorunda. Türkiye açısından bunun anahtarı elektrifikasyon."

Yenilenebilir enerji, enerji dönüşümünün merkezinde

Bakan Bayraktar, yenilenebilir enerjinin bu dönüşümün merkezinde yer alacağını ifade ederek, "Türkiye, güneş, rüzgar, hidroelektrik ve jeotermal kaynaklar bakımından önemli potansiyele sahip. Yenilenebilir kurulu gücümüzü hızla artırıyor, aynı zamanda çok daha yüksek miktarda değişken yenilenebilir üretimi sisteme entegre edebilecek elektrik altyapısı inşa ediyoruz." dedi.

Enerji verimliliğinin de başlı başına stratejik enerji kaynağı olarak değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Bayraktar, "Mevcut Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı'mız, 2024-2030 döneminde hem kamu hem de özel sektörde 20 milyar doların üzerinde yatırım öngörmekte. Bu yatırımlar, sanayi, binalar, ulaştırma, tarım ve enerji sektörlerini kapsayacak. Üstelik hedefimiz 2030 ile sınırlı değil. Bir sonraki 10 yıl için çok daha iddialı hedefler içeren Üçüncü Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı'nı hazırlayacağız." diye konuştu.

Bayraktar, nükleer enerjinin de Türkiye'nin karbon içermeyen elektrik üretim portföyünün vazgeçilmez unsurlarından biri olacağını vurgulayarak, "Giderek daha fazla elektrikleşen bir ekonomide, nükleer enerji ile yenilenebilir enerjiyi rakip değil, güvenli ve temiz bir enerji sisteminin birbirini tamamlayan iki temel bileşeni olarak görüyoruz." ifadesini kullandı.

"Hem iletim hem de dağıtım şebekelerinde çok büyük ölçekli yatırımlara ihtiyaç duyuyoruz"

Ulaştırmada da büyük bir dönüşüme hazırlanıldığını, batarya depolama sistemlerinin ise giderek daha kritik bir rol üstleneceğini söyleyen Bayraktar, "Bütün bunlar bizi belki de önümüzdeki dönemin en önemli başlığına getiriyor, elektrik altyapısı. Yalnızca üretim yatırımlarına odaklanmak yeterli değil. Hem iletim hem de dağıtım şebekelerinde çok büyük ölçekli yatırımlara ihtiyaç duyuyoruz. Elektrik şebekelerimizin daha büyük, güçlü, akıllı ve esnek hale gelmesi gerekiyor." dedi.

Bayraktar, iletim hatları ve bataryalar için gerekli kritik minerallere yatırımın önemine ilişkin de "Nasıl ki 1800'lü yıllarda bir 'altına hücum' yaşandıysa, bugün de kritik mineraller için küresel bir yarış yaşanmakta. Bu minerallere erişemeyen ülkeler, yenilenebilir enerjiden veri merkezlerine, yapay zekadan geleceğin sanayilerine kadar pek çok alanda geride kalacak. Kısacası, bu minerallerin çıkarılması ve madencilik projelerinin finansmanı stratejik öneme sahip." değerlendirmesinde bulundu.

Elektrik altyapısı yeniden tasarlamalı ve güçlendirmeli

Dünyanın birçok bölgesinde yaşanan aşırı hava olaylarına dikkati çeken ve bunların elektrik üretimini, iletimini ve dağıtımını doğrudan etkileyebildiğini dile getiren Bayraktar, "Küresel ısınma ve iklim değişikliği nedeniyle elektrik altyapısını yeniden düşünmek, yeniden tasarlamak ve güçlendirmek zorundayız." ifadesini kullandı.

Bakan Bayraktar, şunları kaydetti: "İklim finansmanı yalnızca emisyonların azaltılmasını finanse etmemeli. Aynı zamanda iklim direncini ve uyum yatırımlarını da finanse etmeli. Bugün inşa ettiğimiz altyapı, geçmişin iklim koşullarına değil, gelecek 10 yılların iklim gerçeklerine göre tasarlanmalı. Bunun için ise çok büyük finansman kaynaklarına ihtiyaç var. Kamu finansmanı tek başına yeterli olmayacaktır. Özel sektör sermayesini, uluslararası finans kuruluşlarını, kalkınma bankalarını ve uzun vadeli kurumsal yatırımcıları harekete geçirmek zorundayız. Riski azaltan, sermaye maliyetini düşüren ve temiz enerji ile iklim dirençli altyapı yatırımlarını ticari açıdan cazip hale getiren finansman mekanizmalarına ihtiyacımız var. Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için uygun maliyetli ve uzun vadeli iklim finansmanına erişim hayati önem taşımaktadır. Enerji talebinin ve yatırım ihtiyacının en hızlı arttığı ülkelerde finansman pahalı veya erişilemez kaldığı sürece küresel enerji dönüşümünün başarıya ulaşması mümkün değil."

Enerji dönüşümü ölçeği bakımından eşi benzeri görülmemiş bir dönüşüm olduğunu söyleyen Bayraktar, "Bu yalnızca çevre gündemi değil. Bu aynı zamanda bir enerji güvenliği, ekonomik kalkınma ve sanayi rekabetçiliği gündemi. Gerekli yatırımları harekete geçirir ve doğru finansman mimarisini kurabilirsek, daha güvenli bir enerji sistemini, daha rekabetçi bir ekonomiyi ve daha temiz bir geleceği birlikte inşa edebiliriz." dedi.