İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, ünlü sanatçı Ayşe Barım hakkında Gezi Parkı eylemlerine dair gerekçeli kararını açıkladı. Mahkeme, eylemlerin sistemli bir organizasyon çerçevesinde gerçekleştirildiğini ve Barım'ın bu süreçte kitleleri etkileme potansiyeline sahip sanatçılar aracılığıyla sosyal medyada ve sahada önemli bir rol üstlendiğini vurguladı.
Kararda, Barım'ın Gezi Parkı olaylarıyla ilişkisinin yalnızca birkaç iletişim kaydıyla sınırlı kalmadığı, aksine bu eylemlerin hazırlık aşamasında düzenli ve sistemli bir iletişim içinde olduğu ifade edildi. Gezi Parkı protestolarının görünürde masum birer demokratik hak olarak lanse edilmesine rağmen, gerçekte kaos ortamı oluşturma niyeti taşıdığına dikkat çekildi.
Barım’ın, sahip olduğu menajerlik şirketi aracılığıyla etkin lobi faaliyetleri yürüttüğü, sosyal medya ve sahada birçok sanatçıyı yönlendirdiği kaydedildi. Bu süreçte çeşitli sosyal medya hesapları üzerinden #occupyturkey ve #DirenGeziParkı gibi etiketlerin paylaşımını sağlamakla suçlandı.
Mahkeme, Barım'ın tanık ifadeleri ile kendi beyanları arasında çelişkilere dikkat çekerken, Gezi Parkı eylemlerindeki rolünün öne çıktığını dile getirdi. Özellikle mahkemede dinlenen tanıkların, kendi iradeleriyle hareket ettiklerini beyan etmelerine rağmen, ifadelerinin iç tutarlılığı sorgulandı.
Sonuç olarak, Barım’ın eylemlerdeki organizasyon ve yönetim rolü, gerekçeli kararda ayrıntılı bir şekilde ele alındı. Eylemlerin planlı olduğuna dair ortaya konan kanıtlarla birlikte, bu süreçte Barım’ın etkisi net bir şekilde değerlendirildi.