Almanya'nın yeni lideri Friedrich Merz, "Çekirdek Avrupa" felsefesi çerçevesinde ülkesinin yanı sıra yakın komşularının sanayi potansiyelini canlandırmak üzere kapsamlı bir yeniden sanayileşme adımı atacaklarını açıkladı. Bu strateji, Türkiye, İngiltere, Japonya ve Kanada gibi ülkelerle iş birliğini kapsayacak. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise Avrupa'nın stratejik özerklik kazanarak ABD'nin nükleer şemsiyesi altında bağımsız bir güç haline gelmesi gerektiğini savunuyor. İtalya ve Polonya ise Avrupa'nın Atlantik ilişkilerini kesmeden ABD ile ilişkilerini sürdürmesi gerektiğini vurgulayarak bu konuda kararlı bir duruş sergiliyor.
AVRUPA'YA YENİ BİR PERSPEKTİF
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ABD'nin eleştirilerini bir "uyarı zili" olarak değerlendirerek Avrupa'nın kendi güvenliğinden sorumlu olması gerektiğini belirtti. Ancak von der Leyen, Türkiye gibi stratejik ortakları iş birliği müzakerelerinde dışarıda bırakma eğilimi taşıyan bir yaklaşım sergiliyor. Bu durum, NATO içindeki Avrupa müttefiklerinin konumunu sorgulatmakta ve yeni bir bölünme yaratma riski taşımaktadır.
TÜRKİYE'NİN STRATEJİK AHENGİ
Nitekim Türkiye'nin AB ile Orta Doğu, Kafkaslar, Karadeniz, Kuzey ve Doğu Afrika gibi bölgelerde iş birliği yapmaları, her iki tarafın da çıkarları doğrultusunda fayda sağlayacak ve Transatlantik ilişkileri güçlendirecektir. Ancak, Türkiye'nin Avrupa güvenlik mimarisindeki rolünün netleşmesi, bölgedeki istikrar açısından büyük önem taşımaktadır. Türkiye’nin dışlanma çabalarının Avrupa'nın güvenliğini artırmak yerine zayıflatacağına dair endişeler, bu sürecin kritik bir parçası olarak öne çıkmaktadır.