Aslıhan Altay Karataş - Son günlerde ABD ve İsrail'in İran'a karşı gerçekleştirdiği saldırılar, Orta Doğu'da yenilenen çatışma spiralini beraberinde getirdi. Bu gelişmelerin ardından Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ateşkes sağlama çabalarını yoğunlaştırdı. Erdoğan, daha fazla savaşın Körfez ülkelerine yayılmaması amacıyla diplomatik girişimlerde bulundu.
Erdoğan, saldırıların ilk gününde ABD Başkanı, Katar Emiri ve BAE Devlet Başkanı ile temas kurarken, bu görüşmelere Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Kuveyt Emiri ve Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı ile devam etti.
Hedeflerinin ateşkes sağlamak ve müzakerelere geri dönmek olduğunu vurgulayan Erdoğan, güvenliğin sağlanması için tüm tedbirlerin alındığını ifade etti: “Bu süreci başarıyla yöneteceğiz. Devlet ve millet olarak, bölgedeki tüm kardeş halkların yanında olmaya devam edeceğiz.”
Yoğun Diplomasi Trafiği
Cumartesi sabahı başlayan saldırılara karşı Türkiye’nin hemen harekete geçtiğini belirten Erdoğan, ateşkes müzakereleri için liderlerle yaptığı telefon görüşmeleriyle yoğun bir diplomasi trafiği yürüttü. Erdoğan, aynı gün içerisinde bir dizi görüşme gerçekleştirerek, durum değerlendirmesinde bulundu.
Diyalog Yolu Vurgusu
Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ile yaptığı görüşmede, saldırıların sonrasında, çatışmaların getireceği olumsuz sonuçlar konusunda endişelerini iletti. Ayrıca Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki işbirliğinin önemini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuveyt Emiri ile gerçekleştirdiği görüşmede de benzer şekilde, sorunların diplomati ve müzakerelerle çözülmesi gerektiğini dile getirdi.
AB ile Koordinasyonun Önemi
Erdoğan, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile telefon görüşmesinde, İran’a yönelik saldırılar sonrası oluşan durum üzerine fikir alışverişinde bulundu. Türkiye'nin, diplomasi süreçlerine destek vermeye hazır olduğunu belirtti ve AB ile işbirliğinin önemine dikkat çekti.
Hamaney'in Vefatına Duyduğu Üzüntüyü İfade Etti
Erdoğan, İran dini lideri Ayetullah Hamaney'in vefatı hakkında duyduğu üzüntüyü dile getirerek, bu kaybın bölgedeki istikrar açısından da önemli olduğunu vurguladı. Türkiye’nin, barış sürecine katkı sağlamak için gereken her türlü çabayı göstereceğini ifade etti.