İran'ın tarihi ve siyasi sahnesine damgasını vuran Ali Hamaney, 1939 yılında ülkenin kutsal şehirlerinden biri olan Meşhed'de doğdu. Saygın bir din adamı olan babası sayesinde dini bir atmosferde büyüyen Hamaney, eğitimine Meşhed'deki medreselerde başladı ve sonraları Kum’a geçerek Ayetullah Ruhullah Humeyni ile tanıştı. 1960’ların başında Şah Muhammed Rıza Pehlevi'ye karşı yürütülen muhalefet hareketlerine katılmak üzere aktif hale geldi. Protesto gösterilerine katılımı, gizli dini teşkilatlarda yer alışı ve bazı dönemlerde hapis yatarak, Humeyni’nin ideallerine olan bağlılığını pekiştirdi.
16 Ocak 1979’da gerçekleştirilen devrimle birlikte Humeyni’nin İran'a dönüşüyle birlikte, Hamaney Devrim Konseyi'nde yer aldı ve savunma bakan yardımcılığı görevine getirildi.
Suikastten Kurtuluşu ve Cumhurbaşkanlığı Dönemi
26 Haziran 1981'de Tahran'daki bir camide yaptığı konuşma sırasında düzenlenen bombalı saldırıda ağır yaralanarak sağ kolunu kaybetti. Bu olay sonrası, 30 Ağustos 1981'de cumhurbaşkanı Muhammed Ali Recai’nin suikastle öldürülmesiyle Hamaney, İran'ın yeni cumhurbaşkanı oldu ve 1989 yılına kadar bu görevde kaldı. Yine aynı tarihlerde, İran-Irak Savaşı boyunca sürdürdüğü yönetim, ülkedeki iç dinamikleri yeniden şekillendirdi. Humeyni’nin ölümünün ardından, bir gece içinde yapılmış anayasa değişikliği ile Hamaney, dini lider olarak en yüksek rütbeye sahip oldu. Başbakanlık makamını kaldırarak yürütme yetkisini cumhurbaşkanına inhisar ettirdi ve devletin tüm kurumları üzerinde etkisini artırdı.
Uluslararası Tepkiler
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Hamaney’in öldürülmesini bir “insanlık suçu” olarak tanımlayarak, onun Rusya-İran ilişkilerinin güçlenmesine olan katkısını vurguladı. Putin’in mesajında, Hamaney’in aziz anılarının gelecek nesiller tarafından hatırlanacağı belirtildi.
İsrail İle Olan Gerginlik
İsrail ordusu, son günlerde İran topraklarına yönelik gerçekleştirdiği hava saldırılarında 700’den fazla sortie gerçekleştirerek, sadece 36 saat içinde 2 binden fazla bomba attığını duyurdu. Bu faaliyet, İsrail'in Haziran 2025’teki 12 günlük savaşı sırasında kullandığı mühimmatın yarısına denk gelmektedir. Açıklamaya göre, Tahran’a giden yolların açıldığı ve çok sayıda stratejik noktanın hedef alındığı iddia edildi. Saldırılar, özellikle balistik füze rampaları, komuta merkezleri ve hükümetin hava savunma sistemlerine odaklandı. İsrail, bu süre zarfında İran'ın 50’den fazla insansız hava aracını tespit ederek engellediğini belirtmektedir.