Dünya genelinde dikkatler, İsrail ve Lübnan arasındaki geçici ateşkese çevrildi. Ancak bu ateşkesin hemen öncesinde, 26 Kasım 2024 tarihinde, İsrail Beyrut’a tekrar saldırarak birçok hayatı kaybetti. Bu trajik olayda ailesinin iki üyesini kaybeden Fransız-Lübnan sanatçısı Ali Cherri, yargı sürecini başlatma kararı aldı.
Bir CNN Türk röportajında, Cherri saldırıdan sadece bir saat önce annesiyle konuştuğunu, annesinin ateşkesin ilan edildiğini belirttiğini ve bu nedenle bombardımanın duracağına dair umut taşıdığını aktardı. Ancak saldırı sonrasında aile üyelerinin hayatını kaybettiğini öğrenince büyük bir yıkıma uğradı. Cherri, “Aileme ulaşmaya çalıştım ama başaramadım. Televizyonu açtığımda dairemin yanmakta olduğunu gördüm” dedi.
Cherri, Fransa’daki hukuki sürecin cezasızlığa karşı bir tepki olduğunu belirterek, “Bu dava ile göstermeye çalıştığımız şey, kaybın arkasında yatan insan hayatlarının değeridir” diye vurguladı. Uluslararası Af Örgütü ve Forensic Architecture gibi organizasyonların raporlarına atıfta bulunarak, saldırının kasıtlı olarak bir sivil alana yapıldığını ifade etti.
Paris Mahkemesi’nden talep ettiği soruşturmanın, saldırının sorumlusunun belirlenmesi ve cezasızlık döngüsünün sona ermesini sağlamak adına hayati önem taşıdığını belirten Cherri, “İsrail’in meşru savunma tezi geçerli olamaz. Bu eylemlerin uluslararası hukukla ne denli örtüşüp örtüşmediğine bağımsız hakimlerin karar vermesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.
Cherri, her saldırıda yeniden aynı travmayı yaşadığını ve diğer ailelerin de aynı acıyı hissettiğini belirtti. Boğazında düğümlenen duyguları bu şekilde dile getirirken, “Tek umudum, tüm insan hayatlarının korunması ve cezasızlık döngüsünün kırılmasıdır” dedi.