Son dönemde ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, global enerji piyasasında panik yaratan bir atmosfer oluşturdu. Enerji fiyatlarının artışı, ülkelerin enerji portföylerini çeşitlendirme ihtiyacını bir kez daha gündeme getirdi. Bu bağlamda, tamamlandığında Türkiye'nin elektrik tüketiminin yaklaşık %10'unu karşılayacak olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS), enerji arz güvenliğini sağlamada stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Mersin’in Gülnar ilçesindeki Büyükeceli bölgesinde inşası devam eden Akkuyu NGS, dört adet 1200 megavat kapasiteli reaktörden oluşacak ve toplamda 4800 megavat gücünde enerji sağlayacak. Santralin tam kapasite devreye girmesiyle birlikte, yıllık yaklaşık 35 milyar kilovatsaat elektrik üretimi hedefleniyor. Bu, Türkiye’nin doğal gaz ithalatını yılda yaklaşık 1,5 milyar dolar azaltmasına katkıda bulunacak.
Akkuyu, Türkiye'nin Enerji Stratejisini Destekliyor
8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliği kapsamında Akkuyu NGS’de açıklamalarda bulunan Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şule Ergün, Türkiye'nin enerji portföyünün çeşitlendirilmesinin hayati bir hedef olduğunu vurguladı. Ergün, nükleer enerjinin kesintisiz elektrik üretebilme kapasitesiyle öne çıktığını ve bu açıdan Türkiye'nin enerji sistemine önemli katkılar sunacağını ifade etti.
Ergün, Akkuyu NGS'nin ülkenin elektrik talebinin %10'unu karşılamasıyla, ithal doğal gazla üretilen elektriğin yerini alabileceğini belirtti. Nükleer santrallerin düşük karbon emisyonları ile iklim hedeflerine katkıda bulunurken, elektrik sisteminin güvenilirliğini de artıracağını ekledi. Türkiye'nin enerji sistemi için nükleer ve yenilenebilir enerji kaynaklarının uyum içinde çalışmasının önemini vurguladı.
Enerji Talebinin Artışı ve Gelecek Projeler
Türkiye'nin enerji talebinin uzun vadede artış göstermesi bekleniyor. Ergün, gelecekteki nükleer santral projelerinin sadece yeni elektrik üretimini artırmakla kalmayıp, Türkiye'nin enerji teknolojileri alanında birikim elde etmesine de fırsat tanıyacağını belirtti. Birden fazla nükleer santral projesinin hayata geçirilmesinin, yerli sanayinin gelişimine ve insan kaynağının niteliklerine katkıda bulunacağına dikkat çekti.
Ergün, Türkiye'de nükleer mühendislik eğitiminin daha uygulamalı hale gelmesinin potansiyelini de dile getirerek, geleceğin mühendislerinin gerçek bir nükleer santral projesinin sunduğu deneyimlerle daha donanımlı bir eğitim alacaklarını ifade etti. Prof. Dr. Ergün, Türkiye'nin nükleer enerji alanında kendi teknolojik ekosistemini oluşturma yolunda ilerlemesinin mümkün olduğunu belirtti.