17 Haziran 2026, Çarşamba 23:58
Son Dakika | DÜNYA

ABD ve İran Arasındaki Tarihi Mutabakat: 14 Madde Açıklandı

ABD'nin üst düzey bir yetkilisi, düzenlenen bir telekonferansta ABD ile İran arasındaki önemli mutabakat metninin 14 maddesini basın mensuplarıyla paylaştı. Mutabakat, İran'ın nükleer silah edinimini engellemeye yönelik önemli taahhütler içeriyor.

ABD'li üst düzey bir yetkili, gerçekleştirdiği telekonferansta ABD ile İran arasında varılan mutabakatın detaylarını duyurdu. 14 maddeden oluşan bu metin, yeni bir diplomatik dönemin kapılarını aralayabilir.

Yetkili, söz konusu mutabakatla İran'ın nükleer silahlara sahip olmasının önlenmesine yönelik taahhütte bulunduğunu belirtirken, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının yanı sıra İran’ın dondurulmuş 300 milyar dolarlık fonunun serbest bırakılmasının da masaya yatırılacağını ifade etti.

Hürmüz Boğazı'nın Yeniden Açılması

Mutabakat kapsamında, Hürmüz Boğazı’nın yeniden trafiğe açılacağı ve İran’ın nükleer malzeme stoklarının imhası için müzakerelere hemen başlanacağı açıklandı. Yetkili, bu kritik konuların hızla ele alınacağını vurguladı.

14 maddelik mutabakat, iki ülkenin birlikte yürüttüğü askeri operasyonları sona erdirmeyi, egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygıyı taahhüt etmeyi içeriyor. Ayrıca, taraflar arasında karşılıklı güven inşa etme çabaları ve 60 gün içinde nihai anlaşmanın tamamlanması için anlaşmalar yapılmasına yönelik maddeler yer alıyor.

300 Milyar Dolarlık Yeniden İnşa Planı

ABD, İran'ın yeniden inşası ve ekonomik kalkınması için en az 300 milyar dolarlık bir plan hazırlanmasını taahhüt etti. Bu planın hayata geçirilmesi için gerekli finansal düzenlemelerin 60 gün içinde kesinleştirileceği belirtildi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin de dahil olduğu uluslararası izleme mekanizmalarının kurulması ve yaptırımların kaldırılmasına yönelik maddeler, anlaşmanın güvenilirliğini artıracak unsurlar arasında yer alıyor. Ancak, bu anlaşmanın uygulanması ve tarafların taahhütlerine sadık kalması, uluslararası toplumun dikkatle izleyeceği kritik bir mesele olacak.

Başarılı bir uygulama durumunda, iki ülke arasında uzun vadeli bir işbirliğinin önünün açılacağı öngörülüyor.