ABD Başkan Trump yönetimi, Küba'daki totaliter hükümetin bu yaz çökmesi ihtimaline karşı yeni askeri ve ekonomik stratejiler geliştirmeye başladı. Axios'un haberine göre, adanın kaosa sürüklenmesi durumunda müdahale planları üzerinde çalışılıyor.
'Yavaş Yavaş Boğma' Stratejisi
Trump yönetiminden üst düzey yetkililer, şu aşamada bir işgal planının olmadığını, önceliklerinin ise 'özgür bir Küba’ya barışçıl geçiş' olduğunu vurguladı. Ancak Washington'da, Küba yönetimini ekonomik yaptırımlarla boğma çabalarının başladığı ifade ediliyor. Bir yönetici, bu stratejiyi 'hızlandırmacılık' olarak tanımlayarak, 'Toplumsal çöküş sürecini hızlandırıyoruz, ama bunu hemen sonuçlandırmak istemiyoruz. Aşamalı bir yaklaşım izliyoruz' dedi.
Haberde, Trump yönetiminin Küba üzerindeki baskıyı artırarak zaman kazanmaya çalıştığı, ancak İran ile yürütülen barış görüşmeleri nedeniyle dikkatinin tam olarak Küba'ya yönelmediği belirtildi.
İran Dosyası Ve Diğer Yüzdeki Zorluklar
Bir başka yetkili, 'İran meselesi tamamen kapanmış değil, Trump tüm alternatifleri değerlendirmek istiyor. Ancak bunun için yeterli araç kalmadı' şeklinde yorum yaptı. Hedeflenen ülkeler arasında ilk sırada yer alan Küba, Latin Amerika'daki ABD karşıtı aktivizmin merkezinde görülüyor.
Küba'nın en büyük destekçisi olan Venezuela'nın hedef alınarak Nikola Maduro'nun yakalanmasının ardından, bu ülkenin Küba'ya gerçekleştirdiği ücretsiz petrol sevkiyatlarını durdurması, adada yeni bir ekonomik krizi derinleştirmiş durumda.
ABD Askeri Hazır Bekliyor
Geçen ay ABD Güney Komutanlığı'nın (SOUTHCOM) Küba’ya askeri müdahale potansiyelini değerlendirmek için bir tatbikat düzenlediği ifade ediliyor. Üst düzey kaynaklar, 'Başkan emir verdiğinde her senaryoya hazırız' şeklinde açıklamada bulundu.
Ayrıca tatbikat kapsamında, elektrik kesintileri ve yiyecek sıkıntısı gibi toplumsal huzursuzluk senaryoları masaya yatırıldı; bunun sonucunda halkın sokağa çıkabileceği ve bu ortamda Trump’ın herhangi bir önlem almadığı takdirde öfkenin büyüyeceği belirtildi.
Küba yönetimi ise, karşılaştığı ekonomik sıkıntılardan ABD'nin yaptırımlarını sorumlu tutuyor. Ancak ABD, durumu tam anlamıyla tersine çevirmek için sınırları zorlamakta kararlı görünüyor.