10 Mayıs 2026, Pazar 18:12
Son Dakika | EKONOMİ

ABD'nin İran'ı Hedef Alma Tehdidi Piyasalarda Sıkıntı Yaratan Arz Risklerini Artırıyor

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yapılacak müzakerelere ek süre tanırken, İran'a yönelik olası askeri tehditlerinin enerji piyasalarında önemli dalgalanmalara yol açabileceğini vurguladı. Uzmanlar, bu senaryonun küresel petrol arzını derinden etkileyebileceğine dikkat çekiyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın 48 saat içinde açılmaması durumunda İran'a saldırma tehdidini bir adım daha ileri götürdü ve bu süreyi 8 Nisan'a kadar uzattı. Trump, İran ile görüşmelerin olumlu ilerlediğini belirtirken, geçen gün yaptığı açıklamada, bu süreçte bir anlaşma sağlanamaması halinde İran'ın elektrik santrallerinin ve köprülerinin hedef alınacağını duyurdu. 'Bir planımız var; yarın gece saat 12'ye kadar İran'daki her köprü yıkılacak, tüm elektrik santralleri devre dışı kalacak.' ifadelerini kullandı.

Öte yandan, İran cephesi, olası saldırıları önlemek adına düşmanı pişmanlık duyacağı bir noktaya getirmeye kararlı olduklarını vurguladı. Ülkeler arasındaki sert söylemler, ABD'nin İran'ın enerji altyapısına yönelik bir saldırı gerçekleştirme riskini artırırken, böyle bir gelişmenin küresel petrol arzında büyük düşüşlere yol açabileceği kaygılarını da beraberinde getiriyor.

Dünya, Benzersiz Bir Arz Daralması Tehdidiyle Karşı Karşıya

Uluslararası Veri Şirketi Primary Vision Network'ün enerji ve ekonomi analisti Osama Rizvi, bu gelişmelerin enerji piyasaları üzerinde yıkıcı bir etki yaratabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Rizvi, Trump'ın tehditlerinin gerçekleşmesi halinde, petrol fiyatlarının 200 dolara kadar yükselebileceğini ve bunun uluslararası pazarlarda ciddi hasar verebileceğini öne sürdü.

Enerji altyapısına yönelik olası askeri saldırıların hem fiyatlar hem de arzın yapısal bütünlüğü üzerinde büyük etkiler yaratabileceğini belirten Rizvi, bazı Körfez ülkelerinde şimdiden 'mücbir sebep' ilanlarının devreye girdiğini ifade etti. Bu durum, LNG arzını da olumsuz etkiledi.

Rizvi, ABD'nin İran'a geniş çaplı bir saldırı düzenlemesi halinde, bölgede petrol üretiminin tekrar normale dönmesinin yıllar alabileceğini ve bunun özellikle enerji ithalatına bağımlı gelişmekte olan ülkeleri tehdit edebileceğini vurguladı. Üstelik, mevcut belirsizliklerin enerji piyasalarında oynaklık yaratmanın yanı sıra, fiyatların ne yönde değişeceğini öngörmeyi zorlaştırdığını belirtti.

Ucuz Enerji Dönemi Tarihe Karışabilir

Rizvi, gerilimlerin kontrol altına alınması durumunda piyasalardaki dalgalanmanın kısa süreli olabileceğini dile getirdi. Ancak mevcut jeopolitik gerilimlerin kalıcı hale geldiği bir döneme geçildiğini ve bunun da enerji lehine risklerin arttığını ifade etti. Avrupa'nın enerji arz güvenliği de bu durumdan etkilenmekte; Rusya'dan gelen tedariklerin kesilmesi ihtimali, Avrupa'nın enerji bağımlılığını artırırken, alternatif kaynakların yetersiz kalması, daha fazla boru hattı ve enerji altyapısına yatırım yapılmasını gerektirebilir.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) üyesi ülkelerin 400 milyon varillik acil petrol stoklarını piyasaya sürmelerinin fiyat artışlarını sınırlayıp sınırlamayacağı ise merak konusu. Rizvi, bu rezervlerin, lojistik sorunlar ve yüksek sigorta maliyetleri nedeniyle etkili olamayabileceğinin altını çizdi.