ABD-İsrail-İran ilişkileri gerildiği bir dönemde, Hint basını organı First Post, Donald Trump yönetiminin İran'la ilgili açıklamalarının tutarsızlığına dikkat çeken bir analiz yayımladı. Analizde, Washington'un İran'a yönelik politikalarındaki çelişkiler ve yanlış değerlendirmeler ele alındı.
Rejim Değişikliği: Gerçek Yoksa Hayali?
Trump, İran'daki protestolar sırasında halkı destekleyerek yüz yüze rejim değişikliği çağrısı yaptı. Ancak Savunma Bakanı Pete Hegseth, savaşı “sözde rejim değişikliği savaşı” yaparak, Trump'ın iddialarını çelişkili hale getirdi. Trump sonra, İran’ın bir sonraki liderinin seçiminde ABD’nin müdahale etmesi gerektiğini öne sürdü.
Savaşın Gerekçeleri Sürekli Değişiyor
Trump, başlangıçta İran’daki hükümet karşıtı eylemlere atıfta bulunarak savaşı haklı çıkarmaya çalıştı. Ancak zamanla savaşın sebebi olarak İran’ın nükleer programını öne sürdü. Bu durum, ABD'nin savaşın nedenine dair sürekli bir evrim geçirdiğini gösteriyor.
Nükleer Tehdit İddiaları Arasında Çelişki
Trump, İran’ın nükleer silah üretmeye iki hafta mesafede olduğunu savunurken, daha önce ABD’nin İran'ın nükleer programını “tamamen yok ettiği” yönünde beyanat verdi. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın başkanı ise İran’ın nükleer bombaya dair kanıtının olmadığını belirtti.
İran Donanması Gerçekten Yok mu?
Trump ve Hegseth, İran donanmasının imha edildiğini belirtirken, Genelkurmay Başkanlığı, ABD’nin 24-48 saat içinde İran deniz gücüne saldırılara devam edeceğini duyurdu. Bu çelişki, donanmanın durumuna dair belirsizlikleri artırıyor.
ABD Saldırısının Gerekçe Değişiklikleri
Trump ve yönetimi, operasyonun gerekçelerini düzenli olarak değiştirdi. Başlangıçta nükleer program, ardından nükleer görüşmelerdeki anlaşmazlık ve sonunda İsrail ile olan ilişkiler üzerinden farklı argümanlar sundu. Bu değişkenlik, operasyonun gerçek sebebinin sürekli kaydığını gösteriyor.
Savaşın Son Durumu
28 Şubat itibarıyla ABD ve İsrail, Tahran üzerindeki baskıyı artırarak bir saldırı başlattı. İran, Katar, BAE ve Bahreyn gibi ülkelerdeki hedeflere karşılık vererek nükleer konular üzerindeki gerilimi daha da artırdı. Saldırılarda İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra birçok üst düzey yetkili hayatını kaybederken, İran Kızılayı 1332 kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı.