25 Ağustos 2026, Salı 08:29
Son Dakika

ABD’den İran’a ekonomik savaş

Washington ile Tahran arasında bir türlü anlaşmaya varılamaması üzerine, İran’a karşı benzeri görülmemiş bir ekonomik kıskaç başlatacaklarını duyuran ABD, bunu uygulama yönünde adım attı ve gerilimi yeniden bir üst düzeye taşıdı. Nitekim Amerikan Haz

Washington ile Tahran arasında bir türlü anlaşmaya varılamaması üzerine, İran’a karşı benzeri görülmemiş bir ekonomik kıskaç başlatacaklarını duyuran ABD, bunu uygulama yönünde adım attı ve gerilimi yeniden bir üst düzeye taşıdı. Nitekim Amerikan Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşta “son oyuna” girdiklerini savundu, amaçlarının “Tahran yalnız kalana kadar her türlü ekonomik can damarını koparmak” olduğunu ifade etti. Bessent, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’ın askeri kapasitesini, askeri fabrikalarının neredeyse tamamını ve nükleer programını “yok ettiğini” savunarak, “Şimdi son oyuna giriyoruz. Şafakta, bir düşmana karşı bugüne kadar düzenlenmiş en büyük mali saldırı olan ekonomi (saldırı) günü başlıyor” ifadelerini kullandı.

Ekonomik D-Day

Hazine Bakanı Scott Bessent, 2. Dünya Savaşı’nda müttefiklerin Normandiya Çıkarması’na atıfla, başlatılan yeni operasyon sürecini “ekonomik D-Day” olarak nitelendirdi. Bessent, gece saatlerinde de ilk yaptırımı açıkladı. Tahran’ın para aklamasına yardımcı olan her türlü kuruluşun dolar sisteminden çıkarılacağını belirten Bessent, “Ülkeler, İran’ın yurt dışındaki banka şubelerinin kapatılması da dahil olmak üzere, Hazine Bakanlığı tarafından tespit edilen faaliyetleri sonlandırmak için sınırlı bir süreye sahip olacak. Bugün çıkarılan yeni sektörel yaptırım kararları, İran’ın diğer ülkelerde kullandığı en hayati 5 can damarını hedef alıyor; dijital varlıklar, teknoloji, altın, havacılık ve taşımacılık” dedi.

Münir Tahran’da

Öte yandan İran ile ABD arasındaki arabuluculuk görüşmelerinde önemli rol oynayan Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir, Tahran’a resmi ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaret, Münir’in ABD Başkanı Trump’la telefon görüşmesi yaptığı yönündeki haberler sonrasında gerçekleşti. Münir, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızayi ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile görüştü.

İran medyası oğul Trump’ı hedef aldı

İran devlet medyası, ABD Başkanı Donald Trump’ın en küçük oğlu Barron Trump’ın hareketlerinin takip edildiğini öne süren ve hakkında 10 milyon dolar ödül konulduğunu iddia eden bir video yayınladı. Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı medya kuruluşları tarafından hazırlanan ve İran devlet televizyonunun 3. kanalında yayımlanan videonun başlığı, “Barron Trump nerede ve nasıl öldürülmeli?” oldu. Videoda Barron Trump’ın üniversitesinin bulunduğu yer, eskort araçları ve Gizli Servis korumalarının konumlarının gösterildiği öne sürülerek, genç Trump’ın hareketlerinin “tamamen izlendiği” iddia edildi. Barron Trump’ın başına ödül konulduğu yönündeki iddia ise haberin yayınlandığı sırada bağımsız olarak doğrulanamadı.

İran devlet medyası daha önce ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik doğrudan tehditler içeren yayınlar da yapmıştı.

Hürmüz için radikal karar

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu’nun, Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere sunulan hizmetler karşılığında ücret alınmasını öngören maddeyi kabul ettiği bildirildi. İran resmi haber ajansı IRNA’ya göre, Komisyon Sözcüsü Hasan Kaşkavi, “Hürmüz Boğazı’nın Güvenliği ve Kalkınmasının Sağlanmasına Yönelik Stratejik Eylem Planı” tasarının görüşüldüğünü, kabul edilen maddesi uyarınca denizcilik, çevre, özel durumlarda yakıt ikmali, sigorta, güvenlik ve Hürmüz Boğazı’nda sağlanan diğer hizmetler karşılığında ücret alınacağını söyledi.

Söz konusu ücretlerin, Hürmüz Boğazı’ndan geçmesine izin verilen ülkelerin gemilerinden İran riyali veya Tahran’ın belirleyeceği başka bir para birimiyle tahsil edileceğini belirten Kaşkavi, tasarıda, Hürmüz Boğazı’na kıyısı bulunan ülkelerin haklarına dikkat edildiğini belirterek, uluslararası hukuk ve kurallar çerçevesinde deniz ulaşımı özgürlüğünün tanınmasının yanı sıra kıyı ülkelerinin güvenlik ve egemenliklerine saygı gösterilmesi ve bu hakların ihlal edilmesinin önlenmesinin vurgulandığını savundu.

Netanyahu’dan, oğluna suikast iddiası

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, katıldığı Kanal 14 televizyonu canlı yayınında İran’ın, oğullarından birine suikast girişiminde bulunduğunu öne sürdü. Yedioth Ahronoth gazetesi ise İran’ın Netanyahu’nun oğullarından birine suikast teşebbüsünde bulunduğu bilgisinin paylaşılmasının aylardır yasak olduğunu ileri sürerek, Netanyahu’nun bunu canlı yayında paylaştığını vurguladı.