ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında İran ile yapılan mutabakata dair önemli açıklamalarda bulundu. İlgili konuların yanı sıra, İsrail hükümetine yönelik sert eleştirilerde bulunan Vance, bazı İsrailli siyasetçilerin anlaşmayı eleştirmesinin uygun olmadığını aktardı.
Vance, İsrail kabinesindeki bazı bakanların İran ile yapılan anlaşmaya karşı ortaya koydukları eleştirilerin kabul edilemez olduğunu belirterek, "Diğer uluslar gibi, İsrail'in de bu anlaşmaya uymasını bekliyoruz" dedi. Netanyahu ile yaptığı görüşmelerde eksik olan bazı hususların basında yer almasının kendisini rahatsız ettiğini vurguladı.
İsrailli Bakanlara Sert Eleştri
Vance, İsrail hükümetindeki bazı kişilerin anlaşmaya yönelik yürüttükleri eleştirilerin ABD Başkanı Donald Trump'a karşı yoğunlaştığına dikkat çekerek, "Donald Trump, şu anda tüm dünyada İsrail'e destek olan tek liderdir. Eğer ben İsrail kabinesinde olsaydım, bu güçlü müttefike saldırmak yerine onunla iş birliği yapardım" ifadelerini kullandı.
ABD’nin İsrail’e savunma silahları sağladığını hatırlatan Vance, "Son üç ayda, İsrail’e savunma sağlayan silahların üçte ikisi Amerikan üretimidir. Sorun, Trump’tan kaynaklanmıyor; bunun farkında olmalısınız" dedi.
İsrail ve Lübnan Arasındaki Gerilim
Vance, İran ile yapılan mutabakatın bir parçası olarak İsrail ile Hizbullah arasındaki anlaşmazlıkların sona ermesi gerektiği yönünde de açıklamalarda bulunarak, her iki tarafın bu konuda anlaşma sağladığını söyledi. "Hizbullah’ın İsrail’e saldırmamasını umuyoruz. Aynı şekilde, İsrail’in de Lübnan’da provokatif eylemlerde bulunmaması gerekmektedir" diyerek durumu diplomasi üzerinden çözmek gerektiğinin altını çizdi.
Lübnan'a yönelik dikkat çeken mesajlar veren Vance, Lübnan hükümetinin güneyini kontrol altında tutması gerektiğini ve bu sayede Hizbullah’ın ülke üzerindeki etkisinin azalacağını ifade etti. Vance, İsrail'in kendi güvenliğini koruma hakkını savunmakla birlikte, barış sürecine saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Son olarak, Vance, barış ve güvenliğe yönelik çabaların sürdürülmesinin önemine dikkat çekerek, "İsrail’in durumuna dair kaygılarımız var; yaşanan her türlü çatışmanın sivil halkı olumsuz etkilediğini kabul ediyoruz. Bu durum, uluslararası normlara uygun bir şekilde ele alınmalıdır" şeklinde konuştu.