Fatma Pedük, 1939 yılında ailesiyle birlikte Bulgaristan'ın Varna kentinden göç etti. Türk topraklarına ayak basarken yanında getirdiği ters lale soğanı, yıllar içinde sadece bahçeleri süslemekle kalmadı; aynı zamanda Pedük ailesinin kültürel mirasının bir simgesi haline geldi.
Bir zamanlar taşınan, göç yolunda beze sarılan bu özel soğan, zamanla Pedük’ün komşusunun bahçesine ekilirken, her bahar açan çiçekleriyle çocukluk anılarını tazeliyor. Günümüzde hediyelik olarak çoğaltarak tüm akrabalarına dağıttığı bu çiçek, Fatma Pedük'ün hikayesinin ayrılmaz bir parçası.
Pedük, göç hikayesini nesiller boyu aktarıyor. Oğul Şenol Pedük, annesinin göç anılarını dinleyerek büyüdüğünü belirtiyor. 'Bu çiçek, göçmenlerin olmazsa olmazı' diyen Şenol Pedük, ters laleyi çocukluğundan bu yana yeşerttiğini ifade etti. 'Annem hep söylüyor, 'Bir çaputa sardım, sandığın dibine koyup getirdim.' Diye.' Bu özlem ve sevgi, Torunlarına da aktarılıyor ve her bahar tartışmasız şekilde Taşhan köyünün bahçelerini süslüyor.
Fatma Pedük, 87 yıl önce yaşadığı bu zorlu yolculuğun ve getirdiği ters lale soğanının sadece bir çiçek değil, aynı zamanda bir kültür aktarımı olduğunu dile getiriyor. Bu özel gözyaşı ve sevgi dolu çiçek, göçmenlerin kimliğini ve anılarını yaşatmaya devam ediyor.