Meslek hayatında 40 yılı geride bırakan deneyimli öğretmen Cevdet Yılmaz, torunu Kerem Edis'in sınıf öğretmenliğini üstlenmenin getirdiği mutluluğu yaşıyor. Bu durum, Yılmaz için eşsiz bir gurur kaynağı.
Cevdet Yılmaz, eğitim hayatının boyunca birçok öğrenciye rehberlik ettiğini belirtirken, "Çocuklar elimizde büyüyor. Onlara bir şeyler öğretmek ve sınıflarını yükseltmek bizleri son derece mutlu ediyor. İlkokula başlayan öğrencilerin mezuniyetlerinde karşılaştığımızda, onların gelişimini görmek çok güzel bir duygu. Tekrar dünyaya gelsem, öğretmen olmak isterim," dedi.
İçimde Beliren Farklı Duygu
Yeni uygulamalarda, öğrencilerin ve öğretmenlerin sınıfları artık Milli Eğitim Bakanlığı tarafından e-Okul sistemi üzerinden merkezi olarak belirleniyor. Yılmaz, "Önceden okulda kura çekilerek sınıf dağılımı yapılırdı. Şimdi bakanlık tarafından belirlenen listelerle sınıf düzenlemesi yapılıyor. Birinci sınıfa geri döndüğümde torunum Kerem Edis Yılmaz'ın da sınıfımda olduğunu görünce içimde çok değişik duygular oluştu, sevindim. Okulda ve sınıfta nasıl iletişim kuracağımız konusunda merak ettiğim noktalar oldu. Ancak evde yaptığımız konuşmalarda bu konunun problem teşkil etmediğini öğrendim," diye ekledi.
Yılmaz, torununun başarılı ve yetenekli bir öğrenci olduğunu, sınıfta dede-torun ilişkisini değil, öğretmen-öğrenci ilişkisini sürdürdüklerini belirtti. "Okul çıkışında dede-torun oluyoruz, ama derslerde kesinlikle bir öğretmen gibi yaklaşmaya özen gösteriyorum. Torunların biraz daha özgürlük alanları var," ifadelerini kullandı.
Torunun Hedefi Doktor Olmak
Torun Kerem Edis Yılmaz ise dedesiyle aynı sınıfta olmanın kendisine büyük bir heyecan verdiğini belirtti. Okuldaki zamanının mutlulukla geçtiğini ifade eden Yılmaz, "Evde dede torun ilişkisi kurarken, okulda öğretmen-öğrenci ilişkisi çerçevesinde ilerliyoruz. Hayalim doktor olmak ve dedemi mahcup etmemek için başarılı bir öğrenci olmaya çalışıyorum," dedi.