26 Mart 2026, Perşembe 14:39
Son Dakika | GÜNCEL

28 Şubat Postmodern Darbesinin 29. Yılı: Tarihin Karanlık Sayfaları

Refah Partisi (RP) ve Doğru Yol Partisi (DYP) tarafından kurulan 54. Hükümet, 28 Haziran 1996'da ülke yönetimini devralırken, merhum liderleri Necmettin Erbakan ve Tansu Çiller'in başkanlıklarında yaşananlar, günümüze kadar etkilerini hissettiren tartışmalara yol açtı.

28 Şubat 1997 tarihi, Türk siyasi tarihinde 'postmodern darbe' olarak anılan bir dönüm noktasına işaret ediyor. Dönemin Refah Partisi (RP) ve Doğru Yol Partisi (DYP) tarafından kurulan 54. Hükümet, 28 Haziran 1996’da göreve başladı. Başbakan Necmettin Erbakan ve Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller'in oluşturduğu hükümet, 'rejimi tehdit ettiği' endişeleriyle üzerindeki baskıları artırdı.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Erbakan’ın Kayseri’ye yaptığı gezi sırasında görülen tek tip elbise giyen partililere uyarıda bulunarak, RP’nin siyasal yasalarına aykırı eylemler içinde olduğu konusunda hükümetin bilgilendirilmesini sağladı. Bu gelişmeler, parti hakkında kapatma davası açılabileceği tehdidini de beraberinde getirdi.

Kudüs Gecesi etkinliği, bu süreçte karşıt görüşlerin daha da derinleşmesine neden oldu. Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız’ın düzenlediği etkinliğe katılan İran Büyükelçisi'nin konuşması, ülke genelinde tartışmaları alevlendirdi. Erbakan’ın üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakan kararnameyi imzaya açması ise koalisyon ortalarında büyük bir gerginliğe yol açtı.

Tartışmaların Fitili: Sincan'dan Tankların Geçişi

4 Şubat 1997 tarihinde Sincan'da 15 tankın geçişi, toplumda 'darbe' alarmı olarak algılandı. Dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener, bu gelişmeler üzerine Yıldız'ı görevden aldı. Belediyenin yasadışı eylemleri nedeniyle başlatılan soruşturmalar, hükümetin hukuki zeminde bile zora girmesine neden oldu.

MGK Toplantısı ve Sonrası

28 Şubat’taki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı, Türkiye'nin siyasi istikametinin belirlenmesinde önemli rol oynadı. Bu toplantıda alınan kararlar, kamuoyunu alevlendirdi. MGK bildirisi, laikliğin korunması ve Anayasa'nın uygulanması gerektiğini vurguladı. Ardından, MGK kararları doğrultusunda hükümetin baskılar altında imzalanan kararları ve uygulamalarındaki aksamalar ise hükümet içindeki huzursuzluğu artırdı.

Sonuç olarak, 1998 yılında Anayasa Mahkemesi, RP'yi kapatmaya karar verirken, bu durum ülkenin siyasi tarihinde 'bir dönemin' sonunu işaret etti. Türkiye'de demokrasinin, laikliğin ve hukuk devletinin korunmasına yönelik tartışmalar bugün hala devam etmekte. 29 yıl sonra, 28 Şubat süreci, tarihsel bir milat olarak hatırlanıyor ve sonuçlarıyla Türkiye’yi etkilemeye devam ediyor.