Site Rengi

DOLAR 6,1824
EURO 6,7890
ALTIN 326,1
BIST 110.418
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18°C
Yağışlı

BAŞKAN YAVAŞ UNHCR TEMSİLCİLERİ İLE BULUŞTU

necdet saraç
AHA.Erdoğan ve AKP’liler ne söylerlerse söylesinler, 9 yıldır “Suriye politikanız yanlış, yapmayın, etmeyin bu politikalarınız sonuçsuz kalmaya mahkum, terörü de, göçü de, barışı da Suriye yönetimi başta olmak üzere İran’la, Irak’la, Mısır’la oturun konuşun” diyenler bir kez daha haklı çıktılar. Olan bizim askerimize, yoksul ailelerin çocuklarına oluyor… Hiçbir şeyin inandırıcılığı kalmadı! Hamaset gerçekmiş gibi sunulduğu gibi, yalanlar da gerçekmiş gibi sunuluyor… Soçi ve Ankara mutabakatlarında “Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine “evet” dedikten sonra İdlib’e “Türkiye toprağı” uygulaması yapmak gibi… Hulis Akar “iki kere haber verdik” derken, Rusların buna tepki bile vermemesi gibi… Türkiye, “fırtına obüslerimizin göklerden ölüm yağdırdı, F-16’larımız göz açtırmadı” derken, Ruslar, “sınırı geçen Türk savaş uçağı bulunmadığını duyurması” gibi… Birgün savaş ilan eder gibi “rejim güçleri hedefimizde” deyip, ertesi gün “diplomasi kanallarının açık olduğunu” söylemek gibi… Sabah yalnızca Suriye değil, Ukrayna üzerinden de Rusya’ya atar yapıp, akla Akkuyu Nükleer Santrali, Türk Akım Projesi, S-400, doğal gaz ve Rus turistler” gibi önemli konular gelince, daha gün bitmeden o akşam “Bizim Rusya ile şu aşamada bir çatışma ya da bir ciddi çelişki içerisine girmemize gerek yok” diyerek Putin’le görüşmenin ne kadar önemli olduğunu anlatmak gibi… Bunca yaşanandan sonra artık gerçekleri kabul etme zamanıdır! Olmayanı “olmuş”, yalanı “gerçek” gibi sunmaktan vazgeçilmediği taktirde, yalnızca İdlib’de değil, bölgede daha fazla kan ve gözyaşı döküleceği çok açık… Erdoğan’ın “rejim” diye ifade ettiği Esad yönetimi, onca yıkıma rağmen bu sürecin kazanını olmuştur. İdlib de HTŞ’den temizlenmesi bu ‘zafer’in simgesi olacaktır. Suriye’nin İdlib ısrarında bu gerçek yatıyor. Rusya’nın “asıl patron” olması ise bu gerçeği değiştirmez! Putin’le görüştükten sonra Erdoğan’ın Suriye ordusunun Şubat sonuna kadar gözlem noktası sınırlarına çekileceğini açıklaması “dilekten” öte bir anlam ifade etmemektedir. Siyasal İslamcı terör gruplarının İdlib’de tutunma şansları kalmamıştır. İdlib “düştükten” sonra Suriye’nin süreç içinde Rusya desteğinde diğer bölgeleri de “geri alacağı” bilinen bir gerçekliktir… Türkiye hesabını buna göre yapması gerekir! Hesap bu gerçeğe göre yapılmazsa son günlerde hem Rus basınında, hem de Avrupa basınında yapılan bazı haberlerde görüleceği gibi “Türkiye’nin El Kaide ve IŞİD bağlantı” iddiaları belli ki yeniden ortalığa dökülecektir. Erdoğan ve AKP politikaları bölgede kaybetmiştir. Türkiye’nin elinde kala kala bir tek “Avrupa’ya kitlesel göç kozu” kalmıştır! O kozun da işin doğrusu Almanya dışında başka ciddi bir alıcısı bulunmamaktadır. Kaldı ki İdlib’le ilgili olarak sürekli dile getirilen ve 3-4 milyonla ölçülen rakamların çok abartılı olduğu da ısrarla söylenmektedir. (Bu konuda bölgeyi çok iyi bilen ve 9 yıldır öngörüleri doğru çıkan Ömer Ödemiş’in “İdlib yalanları” başlıklı makalesini okumakta yarar var.) 9 yıllık deney defalarca gösterdi ki, savaş isteği, acıyı, gözyaşını, ölümü ve göçü beraberinde getirdi. Doğru sorunun “Suriyelilerin burada ne işi var” sorusu değil, “Türkiye’nin Suriye’de ne işi var” sorusu olduğu ortaya çıktı! Yalnızca bu nedenle bile, barış isteyenlerin birkaç adım öne çıkması, savaşa ve yalanlara meydan okumasının tam da zamanı… Hep yazdık, yazmaya devam etmeli: Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasal birliğini savunan Türkiye bölgede “siyasi olarak yenildiğini” görmeli ve yeni maceralar aramak yerine Suriye’nin “meşru rejimi” ile anlaşarak, Suriye toprağı olan İdlib’den çekilmeli ve Suriye ile birlikte, AB’nin ve BM’nin de katılacağı “Göç, Terör ve Barış Konferansı” toplamalıdır!

ULUSLARARASI MESLEKİ EĞİTİM MERKEZİ’Nİ (UMEM) ZİYARET EDEN BAŞKAN YAVAŞ, MERKEZDEKİ KURSLAR HAKKINDA DA BİLGİ ALDI

BAŞKAN YAVAŞ:

“TÜRKİYE’NİN BU KONUDA YAPTIKLARI ORTADADIR. YERELDE DE KONUYLA İLGİLİ ÇALIŞMALARA VE DESTEKLERE DEVAM ETMEKTEYİZ”

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi ve beraberindeki heyet ile bir araya geldi.

Ankara Büyükşehir Belediyesi ile Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) iş birliğinde kurulan Uluslararası Mesleki Eğitim Merkezi’nde (UMEM) gerçekleşen buluşmada, mültecilerin toplumsal entegrasyonu ve mültecilerle ilgili projeler de gündeme geldi.

BAŞKAN YAVAŞ UNHCR TEMSİLCİLERİ İLE BULUŞTU

Birleşmiş Milletler Yüksek Komiseri Filippo Grandi ile UMEM’de bir araya gelen Başkan Yavaş, mültecilerle ilgili olarak “Türkiye’nin bu konuda yaptıkları ortadadır. Yerelde de konuyla ilgili çalışmalara ve desteklere devam etmekteyiz” dedi.

“YARDIMLAR İÇİN AYRI FON OLUŞTURULMALI”

Başkan Yavaş,  vatandaşta Suriyelilerle ilgili bir ‘ayrıcalık tanınıyor, bizi ekmeğimizden ediyorlar’ algısının oluşmaması adına Suriyelilere yapılan yardım için ayrı bir fon oluşturulması gerektiğini belirterek, “Yardım yapılan aileler ile Suriyeliler birbirlerine yakın yerlerde yaşıyorlar genellikle. Dolayısıyla ‘bizi ekmeğimizden ediyorlar’ algısı oluşuyor. Büyükşehir Belediyesine Suriyelilere yardımla ilgili ayrı bir fon verilmesinde yarar görüyorum. Bunu değerlendirmelerini istiyoruz” dedi.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi mülteciler konusunda Türkiye ile iş birliği içerisinde olmaktan ötürü duyduğu memnuniyeti belirterek “Aralık’ta Cenevre’de büyük bir konferans düzenlenecek. Dünyanın her bölgesinden bir ülke ortak ev sahipliği yapacak konferansa. Türkiye’de bu beş ülkeden bir tanesi. Şehirlerin de bu konferansın hazırlığında katkıda bulunmasını arzu ediyoruz” şeklinde konuştu.

Görüşmenin ardından Başkan Yavaş, önemli bir sosyal sorumluluk projesi olarak UNHCR iş birliğinde kurulan ve mültecilerin mesleki eğitim olanaklarına ulaşmasını sağlayan Uluslararası Mesleki Eğitim Merkezi’ni (UMEM) gezerek kurslar hakkında bilgi aldı

Paylaşın:
REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

× Whatsapp İhbar Hattı