Site Rengi

DOLAR 6,1711
EURO 6,7490
ALTIN 327,4
BIST 111.838
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18°C
Yağışlı

BAŞKAN İMAMOĞLU TALİMAT VERDİ: İTÜ’LÜ HALİT AYAR’IN ADI KATLEDİLDİĞİ DURAKTA YAŞAYACAK

necdet saraç
AHA.Erdoğan ve AKP’liler ne söylerlerse söylesinler, 9 yıldır “Suriye politikanız yanlış, yapmayın, etmeyin bu politikalarınız sonuçsuz kalmaya mahkum, terörü de, göçü de, barışı da Suriye yönetimi başta olmak üzere İran’la, Irak’la, Mısır’la oturun konuşun” diyenler bir kez daha haklı çıktılar. Olan bizim askerimize, yoksul ailelerin çocuklarına oluyor… Hiçbir şeyin inandırıcılığı kalmadı! Hamaset gerçekmiş gibi sunulduğu gibi, yalanlar da gerçekmiş gibi sunuluyor… Soçi ve Ankara mutabakatlarında “Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine “evet” dedikten sonra İdlib’e “Türkiye toprağı” uygulaması yapmak gibi… Hulis Akar “iki kere haber verdik” derken, Rusların buna tepki bile vermemesi gibi… Türkiye, “fırtına obüslerimizin göklerden ölüm yağdırdı, F-16’larımız göz açtırmadı” derken, Ruslar, “sınırı geçen Türk savaş uçağı bulunmadığını duyurması” gibi… Birgün savaş ilan eder gibi “rejim güçleri hedefimizde” deyip, ertesi gün “diplomasi kanallarının açık olduğunu” söylemek gibi… Sabah yalnızca Suriye değil, Ukrayna üzerinden de Rusya’ya atar yapıp, akla Akkuyu Nükleer Santrali, Türk Akım Projesi, S-400, doğal gaz ve Rus turistler” gibi önemli konular gelince, daha gün bitmeden o akşam “Bizim Rusya ile şu aşamada bir çatışma ya da bir ciddi çelişki içerisine girmemize gerek yok” diyerek Putin’le görüşmenin ne kadar önemli olduğunu anlatmak gibi… Bunca yaşanandan sonra artık gerçekleri kabul etme zamanıdır! Olmayanı “olmuş”, yalanı “gerçek” gibi sunmaktan vazgeçilmediği taktirde, yalnızca İdlib’de değil, bölgede daha fazla kan ve gözyaşı döküleceği çok açık… Erdoğan’ın “rejim” diye ifade ettiği Esad yönetimi, onca yıkıma rağmen bu sürecin kazanını olmuştur. İdlib de HTŞ’den temizlenmesi bu ‘zafer’in simgesi olacaktır. Suriye’nin İdlib ısrarında bu gerçek yatıyor. Rusya’nın “asıl patron” olması ise bu gerçeği değiştirmez! Putin’le görüştükten sonra Erdoğan’ın Suriye ordusunun Şubat sonuna kadar gözlem noktası sınırlarına çekileceğini açıklaması “dilekten” öte bir anlam ifade etmemektedir. Siyasal İslamcı terör gruplarının İdlib’de tutunma şansları kalmamıştır. İdlib “düştükten” sonra Suriye’nin süreç içinde Rusya desteğinde diğer bölgeleri de “geri alacağı” bilinen bir gerçekliktir… Türkiye hesabını buna göre yapması gerekir! Hesap bu gerçeğe göre yapılmazsa son günlerde hem Rus basınında, hem de Avrupa basınında yapılan bazı haberlerde görüleceği gibi “Türkiye’nin El Kaide ve IŞİD bağlantı” iddiaları belli ki yeniden ortalığa dökülecektir. Erdoğan ve AKP politikaları bölgede kaybetmiştir. Türkiye’nin elinde kala kala bir tek “Avrupa’ya kitlesel göç kozu” kalmıştır! O kozun da işin doğrusu Almanya dışında başka ciddi bir alıcısı bulunmamaktadır. Kaldı ki İdlib’le ilgili olarak sürekli dile getirilen ve 3-4 milyonla ölçülen rakamların çok abartılı olduğu da ısrarla söylenmektedir. (Bu konuda bölgeyi çok iyi bilen ve 9 yıldır öngörüleri doğru çıkan Ömer Ödemiş’in “İdlib yalanları” başlıklı makalesini okumakta yarar var.) 9 yıllık deney defalarca gösterdi ki, savaş isteği, acıyı, gözyaşını, ölümü ve göçü beraberinde getirdi. Doğru sorunun “Suriyelilerin burada ne işi var” sorusu değil, “Türkiye’nin Suriye’de ne işi var” sorusu olduğu ortaya çıktı! Yalnızca bu nedenle bile, barış isteyenlerin birkaç adım öne çıkması, savaşa ve yalanlara meydan okumasının tam da zamanı… Hep yazdık, yazmaya devam etmeli: Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasal birliğini savunan Türkiye bölgede “siyasi olarak yenildiğini” görmeli ve yeni maceralar aramak yerine Suriye’nin “meşru rejimi” ile anlaşarak, Suriye toprağı olan İdlib’den çekilmeli ve Suriye ile birlikte, AB’nin ve BM’nin de katılacağı “Göç, Terör ve Barış Konferansı” toplamalıdır!

AHA.İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstiklal Caddesi üzerindeki Tünel tramvay durağında, 7 Eylül gecesi katledilen İTÜ’lü Halit Ayar’ın ailesiyle, olayın yaşandığı yerde bir araya geldi. Aileye taziyelerini ileten İmamoğlu, kendisine eşlik eden yardımcılarına, “Simgesel bir çalışmayla Halit’in ismini buraya verelim. Gençlere bir mesaj içeriği olsun. Üniversite ile birlikte yaparsak çok iyi olur” şeklinde talimat verdi.

Beyoğlu İstiklal Caddesi Tünel tramvay durağında oturan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) mezunu Halit Ayar ve bir arkadaşının yanına gelen iki kişi para istedi. Cinayetin işlendiği 7 Eylül Cumartesi günü, Ayar ve arkadaşına, yanlarına gelip para isteyen, başka suçlardan yattıkları cezaevinden izinli çıktıkları tespit edilen şüpheliler, bıçakla saldırdı. Saldırıda Ayar göğsünden, arkadaşı ise kolundan bıçaklandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan Ayar hayatını kaybetti. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Sarıyer’de oturan acılı Ayar Ailesi’ne, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç ile birlikte 13 Eylül gecesi taziye ziyaretinde bulundu.

BABA AYAR: “BİZİM YÜREĞİMİZ YANDI, BAŞKA GENÇLER GİTMESİN”
İmamoğlu, bugün de Ayar’ın annesi Hanife, babası Mehmet, kız kardeşi Melike ve olay anında yanında olan arkadaşı Sinan Nalçacı ile cinayetin işlendiği durakta bir araya geldi. İmamoğlu, aileye bir kez daha taziyelerini iletti. Baba Ayar da kendilerinden ilgisini esirgemeyen İmamoğlu ve Genç’e teşekkür ederek, “Bizim yüreğimiz yandı. Başka gençler gitmesin” dedi. İmamoğlu, kendisine eşlik eden yardımcılarına, “Simgesel bir çalışmayla Halit’in ismini buraya verelim. Gençlere bir mesaj içeriği olsun. Üniversite ile birlikte yaparsak çok iyi olur” şeklinde talimat verdi. Yapılacak çalışma sonunda Ayar’ın adı, yaşamını kaybettiği durakta yaşayacak.

BEYOĞLU BELEDİYE BAŞKANI’YLA BİRLİKTE ŞİŞHANE SOKAKLARINI GEZDİ
İmamoğlu, Ayar Ailesi’ne taziyelerini ilettikten sonra Genel Sekreter Yavuz Erkut ve tüm Genel Sekreter Yardımcıları ile birlikte tam kadro Şişhane sokaklarında incelemelerde bulundu. İmamoğlu’na, yağmur altında gerçekleştirilen inceleme gezisinde, Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız ve İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanı Mahir Polat da eşlik etti. Vatandaşlar, bir anda karşılarında gördükleri İmamoğlu’na yoğun ilgi gösterdi ve İBB Başkanı ile fotoğraf çektirdi. İmamoğlu, ilk olarak yardımcılarından, 2017 yılında İBB tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne devredilen ve uzun süredir kapalı durumda bulunan Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’yle ilgili bilgiler aldı. Bir vatandaş, İmamoğlu’na, Kasımpaşa’da oturduğunu ve kentsel dönüşümle ilgili sıkıntı yaşadığını bildirdi. İmamoğlu, vatandaşı, yanında bulunan Beyoğlu Belediye Başkanı Yıldız’a yönlendirdi.

“BURASI MUAZZAM BİR KÜLTÜR ALANINA DÖNÜŞSÜN”
Şişhane’den Galata Kulesi yönüne doğru kurmaylarıyla birlikte yürüyen İmamoğlu, yol üstündeki Şahkulu Camii’nin önünde durdu. İmamoğlu, dış duvar cephesinin böylesi tarihi bir camiye yakışmadığını belirterek, Beyoğlu Belediyesi ve İBB’nin ortak bir çalışmayla sorunu gidermesini istedi. İmamoğlu, yola döşeli taşların da tehlike arz ettiğini belirterek, gerekli çalışmaların başlatılması talimatını verdi. İmamoğlu, Galata Mevlevihanesi’ninde de yapılması gereken bir çalışma varsa, gerçekleştirilmesini istedi. Galata Kulesi karşısındaki restoranların yanı başında sokakta uyuyan bir evsizi gören İmamoğlu, vatandaşa, “Sana yardım etmemizi ister misin? Bir arkadaşım gelsin, konuşsun seninle” dedi. Vatandaş, olumlu yanıt verince, sosyal politikalardan sorumlu İBB Genel Sekreter Yardımcısı Şengül Altan Arslan, kendisiyle irtibata geçti. Galata Kulesi çevresindeki düzenlemeyi ve araç yoğunluğunu beğenmeyen İmamoğlu, İBB ve ilçe belediyesinin bütüncül bir süreçle ortak çalışma yapması gerektiğini vurguladı. İmamoğlu, “Burası, muazzam bir kültür alanına dönüşsün” dedi. İmamoğlu, Şişhane turunda, bölgedeki mahallelerin bir çay bahçesi etrafında toplanan muhtarlıklarını da ziyaret etti. İmamoğlu Tomtom, Bereketzade, Şahkulu ve Müeyyetzade Mahallesi muhtarlarıyla bir araya gelerek, yaptıkları inceleme gezisiyle ilgili bilgi verdi.

BAŞKANI CANLI YAYINDAN BULDULAR!
İmamoğlu’nun, inceleme gezisi sırasında ilginç bir buluşma gerçekleşti. İmamoğlu’nun Galata Kulesi çevresinde olduğunu sosyal medya hesaplarındaki canlı yayından öğrenen bir mimarlık ve tasarım ofisi çalışanları, İBB Başkanı görüş açılarına girince seslerini duyurmak için bağırdı. Sese karşılıksız kalmayan İmamoğlu, inceleme gezisi sonrasında ofise uğrama sözü verdi. Gezi sonunda sözünü tutan İmamoğlu, bir binanın 4’üncü katındaki ofise alkışlar eşliğinde girdi. İmamoğlu, kendisine gösterilen ilgiye, “Böyle şımartırsanız her gün gelirim” sözleriyle karşılık verdi. Çalışanlarla toplu fotoğraf çektiren İmamoğlu, Galata Kulesi ve çevresini mimari anlamda yeniden elden geçirmek istediklerini söyleyince, ofis çalışanlarından gönüllü destek talebi geldi. Her emeğin bir karşılığı olması gerektiğini belirten İmamoğlu, bölgede yaşayan insanlar olarak verilecek katkılara ve iş birliklerine açık olduklarını ifade etti. İmamoğlu, “Desteğinizle kendimi çok güçlü hissediyorum” diyerek, kendisine ilgi gösteren çalışanlara teşekkür etti. Çalışanlar da İmamoğlu’na, “Bize umut oldunuz” sözleriyle karşılık verdi

Paylaşın:
REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

× Whatsapp İhbar Hattı