Site Rengi

DOLAR 6,1834
EURO 6,7931
ALTIN 326,1
BIST 110.418
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18°C
Yağışlı

BAŞKAN İMAMOĞLU, “ADANAFEST”TE KONUŞTU: “AKLI, BİLİMİ VE GELİŞMEYİ KONUŞACAĞIZ…”

necdet saraç
AHA.Erdoğan ve AKP’liler ne söylerlerse söylesinler, 9 yıldır “Suriye politikanız yanlış, yapmayın, etmeyin bu politikalarınız sonuçsuz kalmaya mahkum, terörü de, göçü de, barışı da Suriye yönetimi başta olmak üzere İran’la, Irak’la, Mısır’la oturun konuşun” diyenler bir kez daha haklı çıktılar. Olan bizim askerimize, yoksul ailelerin çocuklarına oluyor… Hiçbir şeyin inandırıcılığı kalmadı! Hamaset gerçekmiş gibi sunulduğu gibi, yalanlar da gerçekmiş gibi sunuluyor… Soçi ve Ankara mutabakatlarında “Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine “evet” dedikten sonra İdlib’e “Türkiye toprağı” uygulaması yapmak gibi… Hulis Akar “iki kere haber verdik” derken, Rusların buna tepki bile vermemesi gibi… Türkiye, “fırtına obüslerimizin göklerden ölüm yağdırdı, F-16’larımız göz açtırmadı” derken, Ruslar, “sınırı geçen Türk savaş uçağı bulunmadığını duyurması” gibi… Birgün savaş ilan eder gibi “rejim güçleri hedefimizde” deyip, ertesi gün “diplomasi kanallarının açık olduğunu” söylemek gibi… Sabah yalnızca Suriye değil, Ukrayna üzerinden de Rusya’ya atar yapıp, akla Akkuyu Nükleer Santrali, Türk Akım Projesi, S-400, doğal gaz ve Rus turistler” gibi önemli konular gelince, daha gün bitmeden o akşam “Bizim Rusya ile şu aşamada bir çatışma ya da bir ciddi çelişki içerisine girmemize gerek yok” diyerek Putin’le görüşmenin ne kadar önemli olduğunu anlatmak gibi… Bunca yaşanandan sonra artık gerçekleri kabul etme zamanıdır! Olmayanı “olmuş”, yalanı “gerçek” gibi sunmaktan vazgeçilmediği taktirde, yalnızca İdlib’de değil, bölgede daha fazla kan ve gözyaşı döküleceği çok açık… Erdoğan’ın “rejim” diye ifade ettiği Esad yönetimi, onca yıkıma rağmen bu sürecin kazanını olmuştur. İdlib de HTŞ’den temizlenmesi bu ‘zafer’in simgesi olacaktır. Suriye’nin İdlib ısrarında bu gerçek yatıyor. Rusya’nın “asıl patron” olması ise bu gerçeği değiştirmez! Putin’le görüştükten sonra Erdoğan’ın Suriye ordusunun Şubat sonuna kadar gözlem noktası sınırlarına çekileceğini açıklaması “dilekten” öte bir anlam ifade etmemektedir. Siyasal İslamcı terör gruplarının İdlib’de tutunma şansları kalmamıştır. İdlib “düştükten” sonra Suriye’nin süreç içinde Rusya desteğinde diğer bölgeleri de “geri alacağı” bilinen bir gerçekliktir… Türkiye hesabını buna göre yapması gerekir! Hesap bu gerçeğe göre yapılmazsa son günlerde hem Rus basınında, hem de Avrupa basınında yapılan bazı haberlerde görüleceği gibi “Türkiye’nin El Kaide ve IŞİD bağlantı” iddiaları belli ki yeniden ortalığa dökülecektir. Erdoğan ve AKP politikaları bölgede kaybetmiştir. Türkiye’nin elinde kala kala bir tek “Avrupa’ya kitlesel göç kozu” kalmıştır! O kozun da işin doğrusu Almanya dışında başka ciddi bir alıcısı bulunmamaktadır. Kaldı ki İdlib’le ilgili olarak sürekli dile getirilen ve 3-4 milyonla ölçülen rakamların çok abartılı olduğu da ısrarla söylenmektedir. (Bu konuda bölgeyi çok iyi bilen ve 9 yıldır öngörüleri doğru çıkan Ömer Ödemiş’in “İdlib yalanları” başlıklı makalesini okumakta yarar var.) 9 yıllık deney defalarca gösterdi ki, savaş isteği, acıyı, gözyaşını, ölümü ve göçü beraberinde getirdi. Doğru sorunun “Suriyelilerin burada ne işi var” sorusu değil, “Türkiye’nin Suriye’de ne işi var” sorusu olduğu ortaya çıktı! Yalnızca bu nedenle bile, barış isteyenlerin birkaç adım öne çıkması, savaşa ve yalanlara meydan okumasının tam da zamanı… Hep yazdık, yazmaya devam etmeli: Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasal birliğini savunan Türkiye bölgede “siyasi olarak yenildiğini” görmeli ve yeni maceralar aramak yerine Suriye’nin “meşru rejimi” ile anlaşarak, Suriye toprağı olan İdlib’den çekilmeli ve Suriye ile birlikte, AB’nin ve BM’nin de katılacağı “Göç, Terör ve Barış Konferansı” toplamalıdır!
07.09.2019
165
A+
A-

AHA.İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beşiktaş’ta düzenlenen “Adanafest”e katıldı. Stantları gezen İmamoğlu, vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Kimi çevrelerin kendisini eleştirmek için “sevgi pıtırcığı” tanımlamasını kullandığına dikkat çeken İmamoğlu, “Ya Allah aşkına, ömrüm boyunca sevgi pıtırcığı olsam, başka ne isterim. Saygı ve sevgi yüklesem. Alıştık ya böyle ‘Hıı hııı!’ yapmaya. Bağıran, çağıranlar… Bitti o! Güleceğiz, konuşacağız. Aklı ve bilimi konuşacağız, gelişmeyi konuşacağız. Çocuklarımızın iyi eğitimi için mücadele vereceğiz. Ondan sonrası hallolur. Konu budur” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beşiktaş’taki Sanatçılar Parkı’nda, “Adanalıyık İstanbuldayık” sloganıyla düzenlenen “Adanafest”e katıldı. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, İmamoğlu’nu park girişinde karşıladı. Vatandaşlar, bu yıl ikincisi düzenlenen etkinliğe katılan İmamoğlu’na yoğun ilgi gösterdi. İmamoğlu, sohbet ettiği vatandaşlarla fotoğraf çektirdi. Bu sırada kendisi de Adanalı olan Menderes Samancılar’la karşılaşan İmamoğlu, ünlü sanatçı ile kucaklaştı. Vatandaşların ilgisi altında festival alanına zorlukla ulaşan İmamoğlu, alkışlarla karşılandı. İmamoğlu, beraberindeki heyetle birlikte stantları gezdi ve kendisine ikram edilen Adana lezzetlerini tattı. KARALAR: “ENGİNLERE SIĞMAZ TAŞARIZ!”

Festivalde sırasıyla Akpolat, Karalar ve İmamoğlu birer konuşma yaptı. Karalar, konuşmasında, “Biz, sadece belediye başkanlıklarını kazanmadık. Onlar, yapacağımız hizmetlerden o kadar eminler ki sık sık üzerimize geliyorlar. Onlara, hizmet nasıl yapılır göstereceğiz. Enginlere sığmaz taşarız, hangi çılgın bize zincir vuracakmış şaşarız” dedi. Karalar’ın ardından mikrofonu alan İmamoğlu, Adana’nın lezzetinin bugün İstanbul’a taşındığını belirtti. “Türkiye’yi hissetmek İstanbul’dan geçer” diyen İmamoğlu, “İstanbul, Türkiye’nin bir yerinde bir eksiklik bir sıkıntı varsa, bu konuda bir motivasyon sağlamalıdır. İstanbul, her konuda İstanbul Türkiye’nin lokomotifi. İstanbul’da iyi şeyler yaparsanız iyi şeyler olur, kötü şeyler yaparsanız da kötü şeyler olur. Bu ekonomide de böyledir, eğitimde de böyledir. Bu sorumlulukları bilerek İstanbul’da görevimizi yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu. 

İMAMOĞLU: “OMUZ OMUZAYIZ, BİR ARADAYIZ…”
İsrafı engelleyip, tasarrufu önceleyeceklerini vurgulayan İmamoğlu, “İnsanı, insan olduğu için seveceğiz. Omuz omuzayız, bir aradayız. Beşiktaş’ın göbeğindeyiz. Burada sadece Adanalı yok.  Burada, İstanbul’un her insanı var diyebilirim. Girişte beni bir aile karşıladı, ‘Kendi Diyarbakırlı, oğlum Adanalı, gelinim İngiliz’ diyor. Böyle bir yapıdayız. O bakımdan bu kadar karma bir topluluğu bir arada tutacak milli duyguları ve güzellikleri, buluşarak, dayanışarak ve güzel anılar yaratarak elde edebiliriz. Biz, sadece üzüntü veren, sıkıntı veren, korkutarak bir tarafa iten değil, yüzlerini güldüren umut vererek, geleceğe pırıl pırıl baktırarak tolumu yönlendirmeliyiz. Ben, bunu temsil edeceğim” şeklinde konuştu. Kimi çevrelerin kendisini eleştirmek için “sevgi pıtırcığı” tanımlamasını kullandığına dikkat çeken İmamoğlu, “Ya Allah aşkına, ömrüm boyunca sevgi pıtırcığı olsam, başka ne isterim. Saygı ve sevgi yüklesem. Alıştık ya böyle ‘Hıı hııı!’ yapmaya. Bağıran, çağıranlar… Bitti o! Güleceğiz, konuşacağız. Aklı ve bilimi konuşacağız, gelişmeyi konuşacağız. Çocuklarımızın iyi eğitimi için mücadele vereceğiz. Ondan sonrası hallolur. Konu budur” dedi.

Paylaşın:
REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

× Whatsapp İhbar Hattı